ALIŞACAKSINIZ, ALIŞIRSINIZ...

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Zihniyet bozuk olunca akıl, mantık ve muhakemenin esamesini mumla arasanız bile maalesef  bulamıyorsunuz...

Zihin özürlü bazı basın-yayıncılar mekteplerde, din dersi kitaplarının müfredatlarında kefenli, tabutlu, cenaze namazlı, kabirli dersler var diye bastılar yaygarayı:

Öğrenciler cenaze mi yıkayacakmış.. ölü mü gömecekmiş.. cenaze namazı mı kıldıracakmış.. İmamlık okulu mu okuyorlar mış!? gibi veya benzeri ipe sapa gelmez zırvaları dile getirdiler...

Evet inanılır gibi değil!.. Bu gibi mevzular din dersi kitaplarında ne arıyor!?

Cenazenin yıkanmasında hangi temizlik malzemesi kullanalım ki, muhterem cenazemiz ışıklar içinde uyumasına (!) şayeste bir paklık mertebesine erişmiş olsun..  bu mevzu doğrudan kimyayı alakadar ediyor!..

Kefenimizi öyle bir malzemeden yapalım ki; bizi yazın sıcağından, kışın soğuğundan ve karınca vs gibi haşerelerin tasallutundan korusun.. bu da tekstil konusuna giriyor!..

Hem musalla taşımız mermer yada granitten olsun ki, öyle hemen yıpranmasın.. haliyle bununla da bizzahmet inşaatçılarımız ilgilensin!..

Tabutumuz da öyle bir ahşap cinsinden olsun ki; taşırken omuzumuza çok fazla ağırlık yapmasın.. e bu konuya da ormancılarımız el atsın!..

Kabrimize gelince; tevdi olunacağımız ebedi istirahatgahımızı da (!) mimarlarımız düşün ki, ruhlarımız rahata kavuşsun!..

Öldükleri zaman bunların hemen hemen tamamının cenazelerini nefret ettikleri din adamları yıkıyor...

Cenaze namazları kılınması için  adım atmaya imtina ettikleri camilere getiriliyorlar...

Işıklar içinde uyumalarına (!) yarayan, şefkatle kucaklandıkları (!) müslüman mezarlıklarına defnediliyorlar...

Bu kadar iki yüzlülüğe ne gerek var...

Merdane "Öldüğümde ömür boyu nefret ve düşmanlık ettiğim işlere, şahıslara beni bırakmayın, cesedimi yakın" diye dostlarınıza vasiyet edebilirsiniz...

Bütün bu hoplamaların zıplamaların altında yatan asıl endişe ne olaki!?

Risale-i Nur'un birçok yerinde dile getirilen ölüm hakikatinin insanların ıslahı noktasında zuhura gelen müsbet, olumlu tesirleridir:

"Nasihat istersen ölüm yeter. Evet ölümü düşünen, hubb-u dünyadan (her kötülüğün, her hatanın başı olan dünya sevgisinden) kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır." (Mektubat, 23. mektup)

Bütün endişeler bu hakikatten kaynaklanıyor.. bu necip milletin ıslah olacağı ve yegane mutluluk vesilesi olan İslam'a can simidi gibi yapışacağı korkusudur ki onları telaşlandırıyor.

Yeni yeni Istanbulun taşına ayak basıyoruz.. alışacaksınız, alışırsınız...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Nurcu Musab
Nurcu Musab - 2 hafta Önce

Ölüm haktır, her canlı bunu tadacaktır. Bunlar daha yaşarken ŞERİATIN GELMESİYLE ÖLECEKLERDİR