BAKMAK GÖRMEK DEĞİLDİR!

Tefekkürü unutturan ülfet (alışkanlık) perdesini yırtmadıkça, kalbin mânâ âlemine açılması imkan harici bir haldir. Ülfet, tefekküre mani olan en kalın perdedir.

Kendimizi bildik bileli zerreden şemse kadar mevcut nimetlerin bolluğu içerisinde yüzerken, kalbin feyzine, ruhun tekemmülüne, aklın ferasetine vesile olan tefekkürü unutmuş, gaflet girdabında ömür miadımızı doldurma bedbahtlığındayız..

Her bir dakikası tefekkürü iktiza eden hayat levhalarından geçerken, gafleti ihtiyar edinmek bu asrın en şiddetli hastalıklarından biridir hiç şüphesiz. Manevî hayatımız noktasında çok ehemmiyetli olan tefekkür süzgecini, ülfet duvarına asarak sathi bir nazarla nankör bir hayat sürmekteyiz..

 İnsan elindekinin nankörü, elde edemediklerinin ise hasretini çekerken, tefekkürün en büyük nimet olduğunu unutma bedbahtlığına düşmemelidir.. 

Kendini bildi bileli güneşi doğar görmek, suyu akar bulmak ve daha nice rızıkları vakt-i muayyende geliyor görmek, o nimetlerin tefekküründen mahrum bırakacak kadar nisyan vermemeli insana..

Ğaşiye süresi,17. Ayet-i kerimede Rabbimiz, " bakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı" diyerek, arap yarım adasında çöl nakliyelerini deve ile yapan insanları tefekküre davet ederek, devenin ne kadar mucizevi bir yaratılışa sahip olduğunu düşünmeye sevk ediyor..

Fakat onlar, deveye binmiş, deveyi yemiş, deveyi sağmışlar ama deveyi tefekkür  etmemişler ki böyle bir ikaz ayetine muhatap olmuşlar. Bu ayet gibi tefekküre sevk eden daha nice ibretli ve muazzam ayetler var..

 Demek, doğuştan alışıla gelmiş olan nimetler, aklın tefekkürüne mani olmamalı. Bir bilim adamı güneşin hayret-engiz yaratılışını müşahade ettikten sonra demiş ki; Eğer şu güneş kırk yılda bir tûlu etmiş olsa idi, doğacağı gün bütün beşer işini gücünü bırakıp onu seyretmeye koşardı. Ay ve güneş tutulması buna bir örnektir..

Bununla beraber asrın müceddidi, Bediüzzaman hazretleri yazdığı Risale-i Nur eserlerinde tefekkür sahasını dahada genişleterek, büyük küçük her şeyi tefekkür süzgecinden geçirmiş, akıl ve zihinlere menfez açmıştır.

Dakik bir nazarla bakılsa, nimet olmayan hiçbir şey yok şu kainatta. İşte asıl marifet, o nimetleri tetkik edecek basirete mazhar olmaktadır. Zira üstadımız, bir dakikalık tefekkür bazen olur ki bir senelik ibadet hükmüne geçer diye buyuruyor.

Adama sormuşlar, şu fani alemde neyin var neyin yok diye?

Adam, beş tane evladım var başkada bir şeyim yok demiş. Rızkın sadece yeme-içme, para-pul, devlet ve servetten ibaret olduğunu sananan o adam, tefekkür dürbünüyle bakmaya muvaffak olsa idi o çocukların da birer rızık olduğunu anlar, ikram edilen evlât nimetine şükrederdi.

Hülâsa nimetlere alışkanlık, tefekkür dünyasını karartan ülfet belası bir nazar olduğundan, nimetlerin küsüp elinden çıkmasına sebep olabilir..

Yaşantımızın her alanında tefekkür nimetine nail olma niyazı ile her daim huzur ve tefekkürle kalın..

YORUM EKLE
YORUMLAR
MALCOLM X
MALCOLM X - 1 ay Önce

MUHTEŞEM BİR İKAZ TEFEKKÜRE MENFEZ AÇMIŞ..
LAKİN TEFEKKÜR BİLDİĞİNİZ GİBİ SADECE NİMETLERLE ALLAH'IN SIFATLARINA MUTTAKİ OLMAK DEĞİL, BAZEN BİR MUSİBET BİNLER NİMETTEN DAHA ÇOK TEFEKKÜRE SEVK EDEBİLİR.

Aczimendi
Aczimendi - 1 ay Önce

Allah razı olsun. Rabbim tefekküre nail eylesin inşAllah

Sinem Sinandede
Sinem Sinandede - 3 gün Önce

Yine tefekküri bakış açınla bakışımızın şükrünü tahattur ettirdin.Allah razı olsun...