Bir Avuç Siyah Gül

Hayat ise eğer iman olmazsa veyahut isyan ile o iman tesir etmezse hayat, zahirî ve kısacık bir zevk ve lezzetle beraber, binler derece o zevk ve lezzetten ziyade elemler, hüzünler, kederler verir. Çünkü insanda akıl ve fikir olduğu için hayvanın aksine olarak hazır zamanla beraber geçmiş ve gelecek zamanlarla da fıtraten alâkadardır. O zamanlardan dahi hem elem hem lezzet alabilir. Hayvan ise fikri olmadığı için hazır lezzetini, geçmişten gelen hüzünler ve gelecekten gelen korkular, endişeler bozmuyor. İnsan ise eğer dalalet ve gaflete düşmüş ise hazır lezzetine geçmişten gelen hüzünler ve gelecekten gelen endişeler o cüz’î lezzeti cidden acılaştırıyor, bozuyor. Hususan gayr-ı meşru ise bütün bütün zehirli bir bal hükmündedir. Demek hayvandan yüz derece, lezzet-i hayat noktasında aşağı düşer. (Gençlik Rehberi)

Bildiğimiz üzere şu anki gençlik hiçte iyi bir yere gitmiyor. Çoğu gencin din ile iman ile işi yok. Sadece dünyanın yalancı zevkleriyle yaşıyorlar. Üstad (h.z) ise tam bu noktada gençlik rehberinde bize yol göstermiş. Dünya zevklerinin zehirli bir bal hükmünde olduğunu bize söylemiş. Peki bu ne demek?

Önümüzde bir bal olduğunu düşünelim. Bu balı bize veren kişi bu balın çok lezzetli ve çok tatlı olduğunu söylüyor. Bu balı yediğimizde çok büyük bir lezzet alacağımızı söylüyor. Fakat bu balın zehirli olup lezzet aldıktan sonra çok büyük bir sancı çekeceğimizi söylemiyor. Peki siz bu balın zehirli olduğunu bile bile yer misiniz ? Asla.

İşte şeytan bu balı bize verirken bunun zehirli olduğunu söylemiyor. Biz gençler fani güzelliklerin verdiği zevklerden dolayı haram işlersek bu zehirli balı yemiş oluruz. Haramı işledikten sonra kalbimizde çok büyük bir acı olacağını Üstad (h.z) gençlik rehberinde bize izah etmiş. 

Biz Risale-i Nur talebeleri ise bu balın zehirli olduğunu Allah’ın bize lutfettiği Risale-i Nur ile biliyoruz. Peki bir markete gittiğimizde ufacık bir sakız bile alsak onun karşılığı olarak bir miktar para ödüyoruz. Peki biz Allah’ın bize lutfettiği bu güzelliğin karşılığını nasıl veririz. İşte bu sorunun cevabı tebliğ’dir.

Bizim görevimiz bunu elimizden geldikçe, gücümüz yettikçe diğer gençlere de anlatmaktır. Ama anlatmak için önce bizim hazmedip uygulamamız lazım. Aczmendi gençler manen siyah güller hükmündedir. Nasıl ki bir katre siyah mürekkep bir bardak suyu simsiyah yapabiliyorsa bizimde öyle olmamız lazım. Ne kadar koyulaşırsak o kadar koyulaştırırız. 

Dava ruhumuzu hazmedip biraz daha koyulaşmamız lazım. Risale-i Nur okuyup biraz daha koyulaşmamız lazım. Davamıza gerçek birer fedai olup biraz daha koyulaşmamız lazım. İslama tam iman edip biraz daha koyulaşmamız lazım.

BİZ ACZMENDİ GENÇLER ÖYLE BİR KOYULAŞACAĞIZ Kİ BİR AVUÇ SİYAH GÜL BİR CİHANI SİMSİYAHA BOYAYACAĞIZ İNŞALLAH.

Cenab-ı Hak bizi bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin, âmin!

VESSELAM..

GENÇ AHMET

YORUM EKLE
YORUMLAR
Şeref kazıcı
Şeref kazıcı - 4 hafta Önce

Amin amin amin gardaşım Allah cc kalemine kuvvet ve sır vere inşaAllah

D Mehmet Çolak
D Mehmet Çolak - 4 hafta Önce

Herkese dünya terakki dünyası olsun, yalnız bizini için tedenni dünyasıdır, öyle mi? İşte ben de sizinle konuşmıyacağım, şu tarafa dönüyorum, müstakbeldeki insanlarla konuşacağım.

Ey üçyüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş, sâkitâne benim sözümü dinliyen ve bir nazar-ı hafiyy-i gaybî ile beni temaşa eden Saidler, Hamzalar, Ömerler, Osmanlar, Yusuflar, Ahmedler vesaireler! Sizlere hitab ediyorum. Başlarınızı kaldırınız, “Sadakte” deyiniz. Ve demek size borç olsun. Şu muasırlarım, varsın beni dinlemesinler. Tarih denilen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla sizin ile konuşuyorum. Ne yapayım, acele ettim, kışda geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen tohumlar, zemininizde çiçek açacaktır. Ben hizmetimin ücreti olarak, sizden şunu beklerim ki; mazi kıt’asına geçmek için geldiğiniz vakit, mezarıma uğrayınız O çiçeklerden birkaç tanesini mezar taşı denilen ve kemiklerimi misafir eden toprağın kamçısının başına takınız. Kapıcıya tenbih edeceğiz, bizi çağırınız. هَنِيئًا لَكُمْ (Ne mutlu size!) sâdâsını işiteceksiniz. وَلَوْ مِنَ الشَّاهِدِ عَلٰى طَيْفِ الضَّيْفِ (Misâfirin uykudaki hayâli üzerine (yapacağı) şâhidlikten olsa bile.) (Haşiye 11)

11) Hâşiye: Gitme... Seni çağırır.

Şu zamanın memesinden bizimle süt emmeyen, gözleri arkada maziye bakan, tasavvuratları kendileri gibi hakikatsiz ve ayrılmış çocuklar, şu kitabın hakaikını hayâl tevehhüm etsinler. Zira benim vukufum var ki, şu kitabın mesaili, hakikat olarak sizde tahakkuk edecektir. (Evet Sultanım İşte Size SİYAH BİR KARANFİL, Zamanla Dahada Bereketlenip Gürleşecek İnşâAllah.

dmehmet
dmehmet - 4 hafta Önce

MAŞALLAH KARDEŞİME

dmehmet
dmehmet - 4 hafta Önce

Herkese dünya terakki dünyası olsun, yalnız bizini için tedenni dünyasıdır, öyle mi? İşte ben de sizinle konuşmıyacağım, şu tarafa dönüyorum, müstakbeldeki insanlarla konuşacağım.

Ey üçyüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş, sâkitâne benim sözümü dinliyen ve bir nazar-ı hafiyy-i gaybî ile beni temaşa eden Saidler, Hamzalar, Ömerler, Osmanlar, Yusuflar, Ahmedler vesaireler! Sizlere hitab ediyorum. Başlarınızı kaldırınız, “Sadakte” deyiniz. Ve demek size borç olsun. Şu muasırlarım, varsın beni dinlemesinler. Tarih denilen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla sizin ile konuşuyorum. Ne yapayım, acele ettim, kışda geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen tohumlar, zemininizde çiçek açacaktır. Ben hizmetimin ücreti olarak, sizden şunu beklerim ki; mazi kıt’asına geçmek için geldiğiniz vakit, mezarıma uğrayınız O çiçeklerden birkaç tanesini mezar taşı denilen ve kemiklerimi misafir eden toprağın kamçısının başına takınız. Kapıcıya tenbih edeceğiz, bizi çağırınız. هَنِيئًا لَكُمْ (Ne mutlu size!) sâdâsını işiteceksiniz. وَلَوْ مِنَ الشَّاهِدِ عَلٰى طَيْفِ الضَّيْفِ (Misâfirin uykudaki hayâli üzerine (yapacağı) şâhidlikten olsa bile.) (Haşiye 11)

11) Hâşiye: Gitme... Seni çağırır.

Şu zamanın memesinden bizimle süt emmeyen, gözleri arkada maziye bakan, tasavvuratları kendileri gibi hakikatsiz ve ayrılmış çocuklar, şu kitabın hakaikını hayâl tevehhüm etsinler. Zira benim vukufum var ki, şu kitabın mesaili, hakikat olarak sizde tahakkuk edecektir. (Evet Üstadım, İşte Size Siyah bir Karanfil Buram Buram Kokan Kokusu Mazi ve Mustakbele Kıtalardan kıtalara uzanmış, Zamanla Bereketle ip Gürleşecektir İnşAllah.

dmehmet
dmehmet - 4 hafta Önce

Ey muhatab! Ben çok bağırıyorum. Zira Asr-ı Sâlis-i Aşrın minaresinin tepesinde durup, sureten medenî, fikren mazinin en derin derelerinde olanları camiye davet ediyorum.

İşte ey iki ayaklı mezar-ı müteharrik! Mesîl-i neslin kapısında durmayınız. Mezar sizi bekliyor, çekiliniz; tâ ki, hakikat-ı İslâmiyeyi hakkiyle kâinat üzerinde temevvüc-sâz eden nesl-i cedid gelsin! (Tenvir Mobil - Tarihçe-i Hayat)

Metin
Metin - 3 hafta Önce

İnşAllah Aziz Kardeşim, inşAllah...