CEMAATLERİN TAASSUBU

   Mevzu derin. Boğulmamak düşük ihtimal. Cemaatlerin taassubunu kritize ederken kendi cemaatimin taassubuna düşmemek çok zor. Yani bu taassubları eleştirirken durduğum mevkii kamufle edilmiş bir taassub olabilir. İşte bu tehlikeden halas olmak için iki nakil yapacağım. Bu iki nakil muvacehesinde meseleyi tetkik edeceğiz inşallah. 

   1) Müslüm Gündüz Efendi'ye bir gün İlyas amca sormuş: Said Özdemir Ağabey (r.a) bizi, yani Aczmendiler'i çok kıyıcı bir dille eleştiriyor. Müslüm Efendi cevaben demiş: Şu anda yaşayan Nurcular içinde, biz de dahil olarak Said Ağabey'den daha çok Risale-i Nur'a hizmet eden biri var mı? Yok.

   2) Bir sohbette ben Müslüm Efendi'ye sormuştum: "Efendim biz diğer Nurcular'a uhuvvetkarane yaklaşımımızda umumiyetle gördüğümüz karşılık şu, " Sizler ajansınız, Risale-i Nur ile ilginiz yok, daireyi bozmak için ortaya çıktınız."  Bu yüzden ben de bu Nurcular'a karşı çok ciddi bir su-i zan oluyor. Müslüm Efendi cevaben; "Müslümanın müslümana su-i zannı memnudur. Erdal kardaşa dua edelim bu su-i zannı izale olsun. 

   Evet bu iki nakillin ifade ettiği mana müslümanın müslümana tavrının nasıl olması gerektiğini sarihen ifadesidir. Bu iki nakideki ahval ihlasın hissiyatta vücut bulmuş halidir. Çünkü ihlasın en mühim bir tezahürü: İSLAM'IN LEHİNE OLAN HER ŞEYE TARAFTAR OLMAKTIR. YANİ KENDİ TAASSUBUNA GİRMEDEN, BENİM CEMAATİM VE YA BENİM TARİKATIM DEMEDEN İSLAM'A FAYDA KİMDEN GELİRSE GELSİN TARAFTAR OLMAKTIR. 

   Oysa Anadolu'da ki hal umumen %90 çoğunlukla bunun tersidir. Herkes kendi cemaatinin taassubuyla; halden memnun, rahat, güzel rüyalarla, kendince manevi makamının yüksek ve parlak görüntüleriyle mütelezzizdir. İslam davasına kayıtsız, müslümanların ittifakının ehemmiyetine kayıtsız. O kadar tarikat ve cemaat ve tarikat mensubu var fakat bu taassubun verdiği bölünmüşlükle kuvvet yok, manevi sahada mağlubuz. Delil mi istersin; Cumhuriyet Bayramı'nda, 10 Kasım'da tapınma ayinlerini bütün şatahatiyle gözümüzün içine soka soka yapmaları. Karşı cemaate hissettiğimiz rekabet hissinin zekat miktarını Kemalizm'e duymayan binlerce müslüman var. 

   Hiçbir cemaat ve tarikat dava değildir, dava içinde bir bürhandır. Ne zaman ki kendi mesleğini davalaştırır, o zaman İslam davasından  sapıp, Cadde-i Kübra'dan inhiraf edip tehlikeli talii yollara müteveccih olur. Yani davası İslam değil kendi cemaati olur. Diyeceksiniz Ehl-i Sünnet dairesinde ki hak tarikatlar ve cemaatlar zaten İslam dışı değil, taassub da olsa kendi cemaati için çalışmak İslam davası hesabına geçmez mi?

   Cevap: Asla ve asla İslam davası bir cemaat ya da tarikatın çizdiği mesleki çerçeveye münhasır olamaz. Bunun böyle olduğunu telakki etmek cinayettir. Her bir istikametli İslami gruplar İslam davasının bir parça yükünü omuzlamış bir küçük şubesidir. Şu temsil ile bu hakikat daha da tebarüz eder kanaatındayım. 

   Bir saltanatın; askeriye, mülkiye, adliye, maliye... gibi muhtelif daireleri vardır. Her bir dairenin kendine has meslek ve hakikatları varrdır ve birbirinden farklıdır. Bunların kendi içinde koordinasyonlarıyla o devlet var olur. Yani her bir dairenin imtizaçkarane vahdet ve ittihadıyla devlet vücud bulur. Yani her bir daire kendi vazifesini azami dikkatle yapmaya çalışıp dahil olduğu vücudun hayatının tahakkukuna hizmet eder. Eğer devlet yıkılırsa adliye dairesinin, mülkiye dairesinin... bir önemi kalmaz. Onlarda devletin ölümüyle yok olurlar. 

   Bu temsil ışığında herbir İslami grup kendi mesleğinin iktizası olan azami çalışmayı yapıp davası olan İslam davasına hizmet etmelidir. Diğer grupların çalışmalırını teşvik ve takviye etmeli ve onlara tarafdar olmalıdır. Çünkü dert İslam davasını ayata tutmaktır. Bu dava akim kalırsa ne nurculuğun ne de nakşiliğin bir önemi kalmaz. Ölür giderler. Çünkü vücut devrilirse organların çalışması mümkün olmaz, onlar da ölür. 

   Hiçbir İslami meslek dava değil, dava içinde bir bürhandır. Bu söz üzerine söylenecek fazla söz israf-ı kelamdır, yüksek istidatlara tahakkümdür.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Muaz sayın
Muaz sayın - 2 yıl Önce

Çok güzel yazmışsın Erdal abi. Allah razı olsun

O.Akboğa
O.Akboğa - 2 yıl Önce

Müslümanların ihtilafından istifade ederek ayakta kalmayı başaran zındıkaya karşı müslümanların kuracağı en güzel ittifak ihtilaf etmemek şeklindedir. Siyaset dairesinde bile geniş kapsamlı ittifaklar ve bloklaşmalar, siyasi stratejilerin temelini teşkil ediyor.

Hisari
Hisari - 2 yıl Önce

Elhamdülillah

Aczimendi
Aczimendi - 2 yıl Önce

Allah razı olsun cidden islamın istikbali için çok ehemmiyetli bir mesele ve hakikaten cemaatler arası rekabete muhteşem bir reddiye olmuş.Rabbim bizlere ve tüm cemaatlere bu hali ikram eylesin inşaAllah yıllardır müteessir olduğum bi husus bu mesele. Neden derdim nedenn tüm cemaatler bir araya gelip ittifak etmiyorlar.Dava bir islam bir itikat bir şeriat bir neden neden ve merak ediyorum nedennnnnn ittihad ve ittifak yok

MEHMET MURAT
MEHMET MURAT - 2 yıl Önce

ALLAH C.C E BEDEN RAZI OLSUN

Katipoğlu
Katipoğlu - 2 yıl Önce

Mübarek sazından dökülen nağamat gibi
Ahenkli bir yazı