Devr-i Alem

   Cihan bin sekizyüzlü yıllarda değil. O yıllarda İngiliz ektiği tohumların yeşermiş, boy atmış haline bakıp şevkleniyor, aksiyon üzerine aksiyon ekliyor idi. İmparatorluklar, devletler, çarlıklar çatırdıyor ve İngiliz tüm bu organizasyonlara sirayet ediyor, hükmetmek kabiliyeti kazanıyor idi. Tarihin en diktatöryal rejimlerinden olan çarlığı anarşizme müptela edebiliyor idi.

   Bin sekizyüzlü yılların neticesi olarak, bin dokuz yüzlü yıllar insanlık için kayıp ve karanlık olarak yaşandı. Büyük savaşlar, milyonlar ile kayıplar, değersizleşen değerler, renkli süslü ama boş hayaller, sonu hüsran ile nihayet bulan düşler. Öyle ki, muasır medeniyet hayali devletlerin alenen bile isteye dışarıdan yöneticiler ithali ile nihayetlendi.

   Bu durum tüm dünyada öfke ve kin birikimi olarak tezahür etti. Artık her millet ve her ulus başka milletlerin ve ulusların bazen potansiyel ve bazen bilfiil düşmanı. Eğer elinde cihanşümul imkanları olan birileri arzu ederler ise, Yemen’den K. Kore’ye kadar yeryüzünü fesada verebilir, verdiler. Bu yüzyıl bir evvelinin neticesidir bir fark ile, kontrolü mümkün olmaktan çıkmaktadır.

   Bu seyri cihanda hücrelerine kadar yaşayanlar ise, sadece İslam ve Müslümanlar olmuştur. Mağlubiyeti, ihaneti, dalavere işleri, gel-git’leri en üst seviyeden yaşadılar, yaşamaktalar. Hal böyle iken, İstanbul sözleşmesi, tarikatların tartışılması, dindarlık tasvirine dair algı çalışmaları, Müslümanların eğitim müfredatları ve ittifak yapmaya zorlandıkları ideolojiler gibi mevzuların heç bir belirleyiciliği yoktur.

   Çünkü, tarihte İslam bu gibi saldırılardan sonra düşmanı hilale alıp, gafil avlamıştır. İngiliz’in gözünden kaçan husus, tüm kabiliyetlerine rağmen hesabına uymayan noktaların, bir hat olarak vücut buluyor olmasıdır. Haşhaşiler etki sebepleri ile Osmanlıyı yetiştirmiş, ehli sünnet dışı fikriyat ve haçlı Selçukluyu, ırkçılık salgını Abbasileri netice vermiştir.

   Şimdi ise, algı ve sihirbazlık dalavereleri de geçmişten daha parlak bir zaferi getirmekte. Her fena iş gibi fitne ve fesadta istidat cihetiyle zevale yaklaşmakta.

   Dönmekte olan devr-i alem, zevale

   Kişnemesi ile hüküm ferma olan, fenaya

   Şemsin gurubu muhal tahtın sultanı, mezara

   Emri hak, hikmeti sultan, kudreti İlahi ile gark olmakta.

YORUM EKLE