DİN AŞKI (!) KONUŞTURUYOR...

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Biliyor yada bilmiyor, fakat öyle bir din aşkıyla (!) konuşuyor ki dersin bu adam oruç, teravih hayranı kurbanı.. onbir ay boyunca Ramazan-ı Şerif'in yolunu gözlüyor, kolluyor.. meselesini öyle bir dile getiriyor ki tam bir orta oyunu kıvamında, benim diyen komedyen yanında sönük kalır.. hasılı daha Ramazan-ı Şerif gelmeden evlere şenlik Hacivat-Karagöz oyunlarına başladılar!..

Ramazan ayının ertlenmesini söyleyen bilim insanları ve ilahiyatçılar (!) varmış.. Çok da doğru (!) olurmuş.. hiç kompleks (!) yapılmamalıymış...

Bilmem hangi gazete, Diyanet İşleri Başkanlığı'na sormuşmuş.. Din İşleri Yüksek Kurulu'ndan bir uzman (!) "camiler kapalı olmaya devam ederse teravihler kılınamaz ama orucun tutulması yönünde salgınla alakalı bir engel yok" demiş...

Ama camiye gidip teravih namazı kılınmadığı durumda Ramazan açısından eksik (!) ibadet olurmuş.. Halbuki sahuruyla iftarıyla, teravihiyle Ramazan bir bütün (!) müş...

Aslı astarı olmayan, ipe sapa gelmez, abuk-subuk, lebaleb deli saçması, her tarafından şırıl şırıl cehalet akan hezeyanları gayet rahatlıkla, pervasızca orta yere döküp saçmalarında özellikle takip ettikleri maksatlarını anlamak zor değil...

Kasıtlı bir şekilde dinde olmayan şeyleri var gibi son derece kendilerinden emin tavırlarla yalan-yanlış aktarıp, çocuk kandırır gibi bilhassa fıkıh esaslarından habersiz avam tabakasından insanların diniyle, aklıyla oynuyorlar...

Bilen bilmeyen herkes hemen hemen her konuda konuşuyor.. böyle dinden, ilimden, akıldan, iz'andan uzak, asılsız bomboş lakırdılara bedel, hakikat-i halin ne olduğunu ortaya koymak gerekirse:

"Ey iman edenler! Sizden evvelkilere oruç farz kılındığı gibi, günahlardan korunasınız diye, size de FARZ kılındı. SAYILI GÜNLERDE ( Ramazan-ı Şerif ayında) ORUÇ TUTUN!" (Bakara-183)

"RAMAZAN AYI öyle mübarek bir aydır ki, insanlara hidayet rehberi olan ve içinde hidayetin delilleri bulunan ve hakkı batıldan ayıran Kur’an (bu ayda) indirildi. Sizden her kim bu aya erişirse O AYDA ORUÇ TUTSUN!" ..... (Bakara-185)

Ebu Hureyre (r.anh)'den: Resulullah (A.S.M) Efendimiz: "RAMAZAN HİLALİNİ gördüğünüzde ORUÇ TUTUNUZ ve şevval ayını gördüğünüzde iftar ediniz. RAMAZAN başlangıcı bulutlu güne rastlarsa, Şaban'ın sayısını 30'a doldurunuz." buyurmuştur. (Buhari ve Müslim)

Bu mübarek ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden açıkça anlaşıldığı üzere: Ramazan-ı Şerif orucu ayı-günü-vakti belirlenmiş olarak akıllı, büluğa ermiş her müslüman erkek ve kadına farzdır. Asla bu vakitlerin dışında bir zamana ertelenemez!!!

Hayız ve lohusa olanlar oruç tutmaz, sonra kaza ederler.. ağır hastalar, şiddetli ağrı, sancı çekenler, yolcular, gebe yada emzikli olanlar, cihad halinde olanlar, öldürülmek veya bir uzvunun kesilmesi tehdidiyle zorlananlar, helak edici açlık ve susuzluk çekenler daha sonra kaza etmeleri şartıyla oruç tutmayabilirler.. düşkün ihtiyarlık veya ömrünün sonuna kadar oruç tutamayacağı kesin fıkhen mazeretli hastalar ise hergün için bir fitre miktarı fidye öderler.

Teravih namazına gelince; 20 rek'atlı nafile bir namazdır.. dini kaynakların hiçbirinde "Teravih camide cemaatle kılınmaz ise orucun bütünlüğü bozulur" diye gülünç bir safsata yazılı değildir.

Teravih namazı illa camilerde cemaatle kılınacak diye bir şart da yoktur.. evlerde ister cemaatle, ister tek başına kılınabilir.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ebubekir ARIKBOĞA
Ebubekir ARIKBOĞA - 5 gün Önce

Hocam, teravihin cemaatle kılınmasının kimilerce bidat diyen var, bu hususta ki fetva nedir