Diyarbakır Anneleri

           Annelik, mesleklerin en ağırı en zoru en meşakkatlisi üstelik terfii, emekliliği olmayan tek meslektir. Bu mesleğin icrası için ne yaş sınırı, ne de diploma gerekmiyor. Kadın anne olduğu zaman çocuğuyla eğitime başlıyor, her doğan yeni evladıyla tekemmülü devam ediyor ta ki ölene kadar. Annelik için elzem olan tek cevher kadının fıtratına yaratıcısı tarafından bırakılmış olan şefkat.

Şefkat madeninin kaynağı anne kalbi ve en güzel şekilde sadece anne kalbinde işlenebiliyor. Bebeğine bakarken bir annenin gözlerine bakarsanız, şefkat mücevherinin parıltısının göz kamaştıran parlaklığını görebileceğiniz en net açıyı yakaladınız demektir.

Zehirlerin en tehlikelilerinden ve fark edilmeyenlerinden olan elmas tozudur. Hz. Hasan’ın (r.a) katili bu cevherdir. Süzüldüğünde dahi fark edilmemiş ve Allah Resulünün göz bebeğinin ciğerlerini parça parça ederek şehit etmişti.  İşte şefkat zehri ondan daha kötüdür. Çünkü öldürmez. Evladının her ızdırabı annenin kalbindeki madende zehre dönüşür ve anneyi yararlar, acıtır, kanatır ama öldürmez. Evladının çilesi dolmadan annenin madeninde zehir üretimi durmaz.

Anneler her şeyi bilir derler ya yalandır. Anneler evlatlarından başka şey bilmezler.  Onların gecesi, gündüzü, varlığı, yokluğu kısaca her şeyi evlatlarıdır.

Onlar için kendilerini itin önüne atar canından olur hem de meal memnuniyetle. Onun içindir şefkat ateşini iman-ı Billah’tan başkası söndüremez. Evladının hayatına endeksli çalışan bu kalbi perişan eden de evladından ayrı kalmak, onun akıbetini bilmemektir. 

Maalesef vatanların anası Anadolu’nun çilesi de analara pay edilmiş. Kimisi mekânı kabristanlar olmuş. Evlatları kardeşinin eline tutuşturulan kahpe bir kurşunla şehit olmuş. Dünyası başına yıkılmış, bayramı seyranı kalmayan, dillerinde tek teselli "vatan sağolsun"  kalan analar.  Kimisi aynı nifak tohumunun, fitne ateşinin tutuşturduğu ana ciğeri. Evlatlarının akıbetlerini bilmeden ölü mü sağ mı derdine düşen çilekeş Anadolu kadını çilesini dolduruyor.  Hain, satılmış işbirlikçilerin kapısında evlat yolu bekliyorlar.

Diyarbakır anneleri tam beşyüz elli gündür evlatlarına kavuşmak için HDP kapısında oturuyorlar. Evlatları kandırılarak dağa kaçırılan anneleri ne yazın kavurucu sıcağı, ne kışın şiddetli soğuğu ne de covid 19 salgını durduramadı.

 En zor şartlarda evlat yolu bekleyen evlatlarını canavarın ağzından kurtarma gayreti ve derdinde olan mağdur annelere Cenab-ı Haktan kolaylık diliyorum.  Rabbim kimseye evlat acısı göstermesin. Evladını kaybeden analara da katından sabır ve kolaylık versin inş.

YORUM EKLE