28 ŞUBAT ZİHNİYETİ YİNE SAHNE'DE!

Spora da 28 Şubat ayarı

28 ŞUBAT ZİHNİYETİ YİNE SAHNE'DE!

28 Şubat postmodern darbesi, siyasal ve sosyal alanda olduğu gibi spor alanında da Müslümanların yaşamlarına müdahale olarak hafızalardaki yerini koruyor. Müslüman kimliğinin yok edilmeye çalışıldığı anti-İslamî uygulamalarda erkeklerin sakalı, kadınların ise kılık-kıyafeti, gençlerin spor yapma özgürlükleri dahil, birçok alanda spor tarihine ‘kara leke’ olarak geçti. O günlerde, spor yapan mütedeyyin kadın sporcuların azınlıkta olmasının nedeni, kendilerinden başı açık fotoğraf istenmesiydi. Dolayısıyla spor hayatları ya başlamıyor, ya da yarıda bırakmak zorunda kalıyorlardı. Zalimlerin eline fırsat vermeme, medeniyetimizin ayaklar altına alınmama, kısacası o günlerin bir daha yaşanmaması amacıyla gündemde yer alması gerekiyor. İşte o kara-kâbus dolu günlerin yansıması;

İRTİCA YUVASI YAFTASI  

“Ben de çok çektim, çok. Benim spor salonum 28 Şubat dönemlerinde mühürlendi. İrticacıların, Müslümanların devam ettiği yermiş. 1400 öğrencimin olduğu spor salonum, iki ay boyunca kapalı kaldı. Bu kadar kişiyi spor yasağı getirerek, sokağa döktüler. ‘Erbakan’ı niye korudun’ şeklinde saçma sapan gerekçeler ileri sürdüler. Benim öğrencilerimin yüzde doksan beşi sarhoş, esrarkeş. Onları adam yaptık. Topluma örnek, devletine sadık birer insan ettik. Ondan sonra mükâfatı bu oldu işte. Pasaportumda sakallı fotoğrafım vardı. Bunları ‘kaldır’ dediler. Kaldırmıyorum dedim. Lisanımızı iptal etmeye kalktılar... Yılmaz Aydın- Kunfu Öğretmeni”.

ÜNİVERSİTELERDE İÇKİLİ KUTLAMA                      

“28 Şubat süreci, unutturulmayacak kadar önemli bir gün. O gün inançlı, imanlı mütedeyyin insanların inançsız, zalim ve acımasız insanlar tarafından zulme uğradığı gündür…O gün üniversitelerin bütün kapılarına ‘Başörtüsü ile girilmez’ diye yazıldı…Kızlarımız çözüm olarak başörtülerinin üzerine peruk takmak zorunda bırakılmışlardı. Ve o günkü zalimler, bunu yaptıklarına sevinmekle kalmıyor, üniversitenin bahçesinde içki içerek kutluyorlardı. Zira içki içmek, su içmek gibi bir şeydi…Şunun farkındayız, insanlığın varoluşundan günümüze zalimler de olacak mazlumlar da, iyiler de olacak kötüler de, hayr da olacak şer de. Önemli olan mazlumun, iyinin hayrın tarafında olmayı becerebilmek. Rabbim insanlığa imanı, imanlılara izanı nasip etsin inşallah…”

MİLLİ TAKIMDA SAKAL YASAK

“Yaklaşık 30 yıl önce sakalı gerekçesiyle Milli Takımdan uzaklaştırılan 59 yaşındaki Ahmet Özdemir, 4 yıl (2014) önce geri döndüğü tatamide Dünya Veteranlar Şampiyonası’nda altın madalya arayacak. ‘Darbe döneminde sakalım yüzünden devlet dairelerinde sıkıntılar yaşadım. O zamanki federasyon yetkilileri, milli takımda yer almama ve şampiyonalarda birinci olmama rağmen, uluslararası müsabakalarda ülkemi temsil etmemi sakıncalı gördüler ve sakallı olduğum için katılmama izin vermediler. Halbuki sakallı olarak müsabakalara çıkmanın yasal bir engeli yoktu. Antrenmanlara dahi alınmadığım zamanlar oldu. İnancımdan dolayı dışlandım. Uluslararası bir müsabakayı izlememi bile engellediler, ‘şu sakallıyı dışarı atın’ diye salondan çıkarıldım. Ben de ülkemi temsil edemeyeceksem yarışmanın anlamı yok dedim ve judoyu bıraktım…Bir sporcu kolay yetişmiyor ama kolay da harcanabiliyor. Beni engelleyenler şimdi yoklar ama ben hâlâ buradayım, judodan vazgeçmeyeceğim... Kaynak; Anadolu Ajansı)”. 

‘ALLAHU EKBER’ DEMEK SUÇ 

“28 Şubat Mağduru Antrenör KDK Aracılığıyla Mesleğe Döndü-Belçika’da 1999’da düzenlenen uluslararası turnuvada, sporcularının başarısı üzerine ‘Allahuekber’ dediği için lisansı iptal edilen antrenör, Kamu Denetçiliği Kurumunun (KDK) girişimiyle 19 yıl sonra mesleğine yeniden başladı…

(Kaynak; Anadolu Ajansı)”.

Güncelleme Tarihi: 01 Mart 2020, 00:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER