AŞERE-İ MÜBEŞŞERE - CENNETLE MÜJDELENEN 10 SAHABİ

“El-aşeretü’l-mübeşşere”, “el-mübeşşerûn bi’l-cenne”, “el-aşeretü’l-meşhûdü lehüm bi’l-cenne” gibi ifadelerle de anılan Aşere-i Mübeşşere, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından cennete girecekleri daha hayatta iken kendilerine müjdelenen on sahâbîden ibârettir.

AŞERE-İ MÜBEŞŞERE - CENNETLE MÜJDELENEN 10 SAHABİ

CENNETLE MÜJDELENEN 10 SAHABİ

“El-aşeretü’l-mübeşşere”, “el-mübeşşerûn bi’l-cenne”, “el-aşeretü’l-meşhûdü lehüm bi’l-cenne” gibi ifadelerle de anılan Aşere-i Mübeşşere, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından cennete girecekleri daha hayatta iken kendilerine müjdelenen on sahâbîden ibârettir.

Aşere-i mübeşşereden olanların hepsi Kureyş kabilesindendir ve ilk müslümanlardandır. Hz. Osman dışında tamamı Bedir savaşına katılmıştır. Onların hem Allah’ı hem de O’nun resulünü sevdiği bizzat Hz. Muhammed tarafından dile getirilmiştir.

İsimleri;

Hz. Ebû Bekir (r.a.)

Rasulullah’ın Mekke’den Medine’ye olan hicretinde ona eşlik etmiş ve ona Sevr mağarasında yar-ı gar (mağara dostu) olmuştur. Vefatından sonra ise halifelik görevini üstlenmiştir.

Hz. Ömer (r.a)

İslam’a girmesi hususunda bizzat Hz. Muhammed’in dualarına nazil olmuştur. 4 büyük Halife den 2.’sidir.

Hz. Osman (r.a.)

Mekke’de bulunan önemli tüccarlardan biridir. Bu nedenle İslamiyet’i kabul etmesi toplumda yankı uyandırmıştır. 4 büyük Halife den 3.’südür ve halifeliği zamanında Kur’an-ı Kerim’i mushaf haline getirtmiştir.

Talha bin. Ubeydullah (r.a.)

Hz. Muhammed’in havarisi olarak da bilinmektedir.

Hz. Ali (r.a.)

Hicret gecesi müşriklerin hain planına karşı Rasulullah’ın yerine onun yatağında yatıp kendi canını siper etmiştir. Aynı zaman da Allah Rasulü’nün kızı Fatıma annemiz ile izdivac etmiştir.

Zübeyr bin. Avvam (r.a.)

Bizzat amcası tarafından İslam’dan vazgeçmesi için eziyet görmüş ancak iman etmeyi asla bırakmamıştır.

Abdurrahman bin. Avf (r.a.)

Allah Rasulü ile birlikte bütün savaşlara katılmıştır. Uhud’da yirmiden fazla yara almış, ayağındaki yaralar sebebiyle topal kalmıştır. Hiç içki içmemiştir.

Sa’d bin Ebi Vakkas (r.a.)

İslâmiyet’in ilk yıllarında müslümanlarla alay eden bir müşriği yaraladığı için İslâm uğrunda ilk kan akıtan kişi olarak tanınmıştır. Uhud savaşında attığı isabetli oklar neticesinde Rasulullah’ın “anam babam sana feda olsun ey Sa’d” iltifatına mazhar olmuştur.

Ebu Ubeyde bin Cerrah (r.a.)

Allah Rasulü ile birlikte bütün gazvelere iştirak etmiştir. Bedir Gazvesi’nde düşman saflarında bulunan babasını, özellikle kendisine hücum etmesi üzerine öldürmek zorunda kalmıştır. Babaları, oğulları, kardeşleri veya akrabaları da olsa müminlerin kâfirleri dost edinemeyeceğini belirten âyetin (el-Mücâdile 58/22) bundan dolayı nâzil olduğu rivayet edilmektedir.

Said bin Zeyd (r.a.)

Amcasının kızı ve Hz. Ömer’in kız kardeşi Fâtıma ile evlenmiştir. Mekkeliler’in Hz. Peygamber’i öldürme kararını uygulamak üzere harekete geçen Hz. Ömer, kız kardeşi Fâtıma’nın müslüman olduğunu öğrenince Saîd b. Zeyd’in evine giderek onu hanımı ile birlikte tartaklamış,ancak Saîd (r.a.)’ın sabırlı davranması ve sorulan sorulara inandırıcı cevaplar vermesi üzerine Hz. Ömer onları bırakmıştır ve okunan Kur’an’ı dinledikten sonra iman etmeye karar vermiştir.

Kaynak

Büyük İslam Ansiklopedisi

Hz. Muhammed’in Hayatı

Hür Avaz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER