Cumhurbaşkanı Erdoğan: 29 Nisan'dan 17 Mayıs'a kadar tam kapanma uygulanacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı sonrası, alınan yeni koronavirüs tedbirlerine ilişkin ulusa seslendi. ABD Başkanı Joe Biden'ın 1915 olaylarını 'soykırım' olarak nitelendirmesine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biden mesnetsiz, haksız ve hakikate aykırı ifadeler kullanmıştır. Bu ifadeler bizi ziyadesiyle üzmüştür. Ben belgelerle konuşuyorum. Sayın Biden gibi konuşmuyorum. Buyursunlar gelsinler, arşivleri incelesinler." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında, 29 Nisan Perşembe akşamı saat 19.00'dan 17 Mayıs Pazartesi sabahı 05.00'e kadar tam kapanmaya gidildiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 29 Nisan'dan 17 Mayıs'a kadar tam kapanma uygulanacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı ikiye böldük. Görevlerini devreden bakanlarımıza ülkemize yaptıkları hizmetler için şükran sunuyorum. Bu arkadaşlarımızla ilgili yürütülen linç kampanyalarını kınıyorum. Kendilerini şükranla hatırlayacak, gerektiğinde bilgilerinden istifade edeceğiz.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüştük. Yarın Cenevre'de gerçekleştirilecek toplantıyı ele aldık. İki devletli çözüm vizyonunu gündeme getireceğiz. Biz de bu vizyona tam destek vereceğiz. Kıbrıs'ı çözümsüzlüğe mahkum etmeye çalışan zihniyete müsamaha göstermeyeceğiz. Sonuç ne olursa olsun Kıbrıs Türk'ü kardeşlerimizin yanında yer alacağız.

Terör örgütlerine operasyonlar

PKK/YPG'nin Kuzey Irak'taki fesat yuvalarına operasyon başlattık. 2015 yılından itibaren terörle mücadelede yeni bir döneme geçtik. Teröristlerin burnumuzun dibine gelip eylem yapmasını beklemeden inlerine gireceğimizi tüm dünyaya duyurduk. Hem sınır ötesi hem de yurt içi operasyonlar gerçekleştirdik.

Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım bu bilinçle yürütülmektedir. Cumartesi günü harekat merkezine bağlanarak askerimize başarı temennilerimizi ifade ettik. Irak ve Suriye sınırlarımızı terör örgütlerinin tacizlerinden tamamen kurtardığımızı gibi herhangi bir oluşuma da izin vermeyeceğiz. Kararlılığımızı hala anlamayanlar varsa da hakikatleri siyasi olarak kabul ettireceğiz.

İki şehidimiz var. Allah'tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun.

Ülkemizin milletimizin bekası için kimin ne dediğine bakmadan kararlılığımızı sürdüreceğiz. Allah kahraman Mehmetçiğimizin yardımcısı olsun.

Biden'ın 'soykırım' çıkışı

Biden mesnetsiz, haksız ve hakikate aykırı ifadeler kullanmıştır. Bu ifadeler bizi ziyadesiyle üzmüştür. Açıklamalardaki ifadelere baskılar ile yer verildiğini düşünüyoruz. Bu durum iki ülke arasındaki yıkıcı etkileri ortadan kaldırmıyor.

Türkiye olarak, tarihte olan acıların yarıştırılmasını insani bulmuyoruz. Şayet böyle bir yarış olacaksa vicdanı rahat çıkacak tek milletin biz olduğunu hatırlatıyoruz.

Milletimizin yarısı sürgün acısı yaşamıştır. Bunu biz değil Batılı tarihçiler söylüyor. Bu 10 milyon kişi ile ilgili iddialara dair hikaye veya kanıt bulamazsınız. Sadece dedelerin torunlarına anlattıkları acı hatıraları vardır. Türkiye olarak kendi acılarımızı istismar etme gayretine girmedik. Bizim acılarımızı yüreğimize gömüp ileriye bakma erdemimizi birileri yanlış anlıyor. Biz hala en başta söylediğimiz yerdeyiz. Tarihteki olayların ortaya çıkarılması tarihçilere bırakılmalıdır, siyasetçilere değil. Ortak bir tarih komisyonu kurulması teklifine hala bir cevap alamadık. Kendi arşivlerimizi açma taahütünde bulunduk. Ama hala ses çıkmadı. İddia sahipleri gerçeklerin peşinde koşmak yerine siyaset peşinde koşması işin aslını göstermektedir.

24 Nisan'da yaşananlar

Sayıları milyonla ifade edilen Türk ve Kürt nüfusları, Ermeni çeteler tarafından katledilmiştir. 24 Nisan Ermeni çetelerin reislerinin tutuklandıkları gündür. Aslında bu günde insani trajedi anlamında hiçbir şey olmamıştır.

Ben belgelerle konuşuyorum. Sayın Biden gibi konuşmuyorum. Kendisi neye dayanarak konuşuyor bilmiyorum. Buyursunlar gelsinler, arşivleri incelesinler. Acaba ABD ve Avrupa arşivlerinde bunlar var mı? Açabiliyorlar mı? Biz açıyoruz. Buyrun "hodri meydan" diyoruz.

ABD'nin raporlarında bile 600 bin kişi sevk edilmiş olarak nitelendirilmektedir ki bu rakam bile fazladır. Bu süreçte hayatını kaybedenlerin sayısının 150 bini bulmadığı bilinmektedir. Bunu Ermeni tarihçiler bile itiraf ediyor. Kayıpların çoğu cephelerde yaşanmıştır. Osmanlı, Ermenileri başka yere göndermemiştir, kendi toprakları içinde yer değiştirmiştir. Suriye, Lübnan, Ürdün gibi yerlere gönderilen Ermenilerin bir kısmı zaman içinde ABD'ye göçmüştür. Ermeni yalanlarını destekleyen çevreler, kendi tarihlerindeki utançları örtmenin peşindeler.

Ülkemizde katledilen Türklere ait toplu mezarlar bulabilirsiniz ama hiçbir yerde Ermeni toplu mezarı bulamazsınız. İstanbul'da şu anda 350 bin Ermeni yaşamaktadır. Herhalde insanlar katledildikleri, soykırıma uğradıkları bir yere gönüllü olarak dönmezler Sayın Biden!

Dağlık Karabağ ve Azerbaycan şehirlerinde yapılanlar da ortadadır. Buradan sesleniyorum: Sayın Biden, Minsk üçlüsünde kim vardı? ABD, Rusya, Fransa... 30 yıldır bu işgalden kurtarmadınız oradaki insanları. Ne yazık ki 1 milyonu aşkın Azeri kardeşim hicret etmek zorunda kaldı. Bütün Karabağ, yakıldı ve yıkıldı. Eğer soykırım diyorsanız, kendinizi aynaya bakıp değerlendirmeniz lazım. Kızılderilileri zaten söylememe gerek yok. Onların her şeyi ortada. Bunların tamamı ortadayken siz kalkıp da Türk milletine soykırım yaftasını yapıştıramazsınız.

Soykırım kavramı, geriye doğru işletilmeyecek şekilde 1948 yılından sonraki olaylar için kullanılabilir.

Suriye'de kurulan PKK/YPG tuzağını da parçalayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Ülke başkanlarının ve parlamentolarının bu konularda ahkam kesmesi işleri karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. Biz tarihe daha güzel bir gelecek için ders alınması için bakıyoruz. Yaşanan tartışmalar yeni sıkıntıların kaynağı haline gelmektedir. Bizim Ermeni toplumuyla hiçbir sıkıntımız yoktur. Bin yıldır aynı topraklarda yaşadığımız bu insanların bir kısmıyla barış içinde yaşamayı sürdürüyoruz.

Ermenistan ile de iyi komşuluk ilişkileri için fedakarlığı hep bizim yaptığımız adımlar attık. Fakat samimi bir geri dönüş alamadık. ABD'nin attığı bu yanlış adımdan dönmesini ümit ediyoruz.

Onlar söylüyor diye güneş doğmaktan vazgeçmeyecektir. Türkiye olarak tüm samimiyetimizle ABD ve AB ile eşit ve adil şartlarda eşit ve adil şartlarda çalışmak, yol yürümek istiyoruz. Tek isteğimiz ülkemizin haksız, adaletsiz, çifte standartlı ve marjinal grupların baskısıyla alınmış kararlara maruz bırakılmamasıdır. Herkesle her zeminde konuşmaya, anlaşmaya varız. Biden ile haziran ayındaki görüşmede yüz yüze değerlendirerek yeni bir kapı aralayacağımızı ifade etmek istiyorum. Biz birbirimize yabancı değiliz, aramızda farklı ilişkiler var. Sağ olsun evimize kadar gelip bizi ziyaret etme nezaketini de göstermiştir. Fakat NATO'nun önemli iki ülkesi olarak, nasıl oluyor da uzaktan yakından alakası olmayan bir Ermeni lobisine Türkiye'yi değişiyorsunuz? Artık bundan sonrasına yönelik nasıl adımlar atacağız buna bakmamız gerekiyor. Aksi takdirde ilişkilerimizin düştüğü yeni seviyenin gerektirdiği pratikleri yürürlüğe sokmaktan başka çare kalmayacaktır.

Asıl üzüntümüz içimizdeki bazı kesimlerin de soykırım yalanına sarılmış olmalarıdır. Bu şekilde dıştan ve içten bir saldırı altındayız.

Koronavirüs salgını tedbirleri

Salgın dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyor. Salgın krizini ülkemiz ve milletimiz için en hayırlı şekliyle yönetmeye çalışıyoruz. Sağlık hizmetlerinde çok şükür bir sıkıntı yaşamıyoruz.

Artan vaka ve vefat sayıları bizi tedbirleri artırmaya mecbur bırakmıştır. Ramazan Bayramı'nın ardından hayatımızı kolaylaştırmak için rakamların çok daha aşağı düşmesi şarttır.

Avrupa'nın açılma sürecine girdiği dönemde bizim geri kalmamamız için vaka sayılarını 5 binin altına indirmeliyiz. Aksi takdirde her alanda ağır bir faturayla karşı karşıya kalacağız.

Özel hastanelerde yoğun bakım ve aşı hizmetlerinden dolayı ücret talep edildiğine dair şikayetler alıyoruz. Hukuken bu hizmet için hiçbir ücret talep edilemez. Bu taleple karşılaşan vatandaşlarımızı Bakanlığımıza ve SGK'ya bildirirlerse derhal işlemler yapılacaktır. Salgın başladığından beri hizmet veren muhtarlarımızın aşı sürecinin başlayacağını duyuruyorum.

Bayram sonuna kadar tam kapanma dönemi

29 Nisan 2021 saat 19.00'dan başlayıp 17 Mayıs saat 05.00'e kadar tam kapanmaya geçiyoruz. Bu tarihler arasında kesintisiz sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

İçişleri Bakanlığı genelgesinde yer alan üretim, imalat, gıda, temizlik ve sağlık gibi alanlarda istisna tutulan iş yerleri hariç tüm iş yerleri faaliyetlerine ara verecek.

Yeme-İçme sektöründe servisler sadece paket servis olarak hizmet verecektir.

Zincir marketler pazar günü kapalı olacak. Diğer günler belirlenen saatlerde hizmet vermeyi sürdürecek.

Şehirler arası toplu ulaşım izne tabi olacak ve yüzde 50 kapasiteyle hizmet verecek.

Konaklama hizmetleri artık kısıtlamaya istisna teşkil etmeyecektir.

Kamu kurumlarındaki personeller uzaktan veya dönüşümlü çalışmaya yönlendirilecektir. Uzaktan çalışan kamu personeli de sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olacaktır.

Anaokulu, kreş 8 ve 12. sınıflar dahil tüm kurumlarda yüz yüze eğitimlere ara verilmiş, tüm sınavlar ertelenmiştir.

Tarım sektöründe çalışanların faaliyetlerini salgın tedbirlerine uygun şekilde yürütebilmesi için gereken düzenlemeler ayrıca yapılacaktır.

Yaşlı veya ağır hastalığı olan vatandaşlarımız, vefa ekiplerinden destek isteyebilecektir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER