Diyanet’ten aşı fetvası: Salgında aşı yaptırmamak kul hakkıdır

Salgın hastalık dönemlerinde aşı yaptırmama konusunu ele alan Din İşleri Yüksek Kurulu; aşı yapmanın dini bir gereklilik olduğunu, aşı yaptırmamanın kul hakkı olarak değerlendirileceğini belirtti.

Diyanet’ten aşı fetvası: Salgında aşı yaptırmamak kul hakkıdır

Koronavirüs ile mücadele kapsamında aşılama çalışmaları hız kesmeden devam ediyor.

Dünya genelinde bugüne dek 1 milyar 810 dozdan fazla aşı uygulanırken, Türkiye 28 milyon 626 bin doz ile en çok aşı yapılan 9’uncu ülke oldu.

Mücadele kapsamında aşı sırası gelip yaptırmayan vatandaşlara ilişkin uyarı da Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan geldi.

Prof. Dr. Abdurrahman Haçkalı başkanlığında toplanan Din İşleri Yüksek Kurulu, "Toplum sağlığını tehdit eden salgın hastalıklara karşı aşı yaptırmamak kul ve kamu hakkı olarak değerlendirilebilir mi?" sorusu üzerine müzakereler gerçekleştirdi.

Yapılan değerlendirmelerin sonunda, salgın döneminde aşı yaptırmamanın kul ve kamu hakkı olarak değerlendirilebileceği ifade edildi.

"KUL HAKKI VE KAMU İHLALİ OLUR"

Yapılan açıklamada, şu sözler kaydedildi:

“Bilimsel usullere uygun olarak üretilen, alanında uzman hekimlerce salgın hastalıklara karşı koruyucu olduğu belirtilen aşıların kullanımı dinen de uygundur. Buna göre toplum sağlığını tehlikeye atacağı konusunda galip zan bulunan durumlarda gerekli tedbirlere uymamak, kul ve kamu hakkı ihlali olur”

“DİNİMİZİN BİR EMRİDİR”

Açıklamada, bulaşıcı hastalıklarda sağlığın korunması için önleyici tedbirlere başvurulmasının dini gerekliliklerden olduğunun altı çizilerek şu ifadeler kullanıldı:

“Hastalık risklerine karşı dikkatli olunması ve özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı gereken tedbirlerin alınması dinimizin bir emridir. Nitekim Allah Resûlü, bu bağlamda 'Bir yerde salgın hastalık çıktığını duyarsanız oraya girmeyin, bulunduğunuz yerde salgın hastalık varsa o bölgeden de ayrılmayın' buyurarak karantina uygulamasına dikkat çekmiştir."

“HZ. PEYGAMBER BU KONUDAKİ HASSASİYETİNİ FİİLEN DE GÖSTERMİŞTİR”

“Bir diğer hadis-i şerifinde de 'Bulaşıcı hastalık taşıyanın taşımayanla aynı ortamda bulunmasını engelleyiniz' buyurarak salgın hastalığa karşı tedbirli ve ihtiyatlı bir yol takip edilmesini vurgulamıştır. Hz. Peygamber, bulaşıcı hastalığı olan bir kişinin biatını ona dokunmadan alarak bu konudaki hassasiyetini fiilen de göstermiştir.”

“MÜSLÜMANLAR, ÜZERLERİNE DÜŞENİ YAPMAKLA DİNEN MESULDÜRLER”

Açıklamada son olarak, “Sağlık otoriteleri tarafından ‘salgın’ olarak ilan edilen bir hastalığa karşı gerekli tedbirlerin alınması ve gerekli tedavilerin uygulanması noktasında Müslümanlar üzerlerine düşen görevi yapmakla dinen mesuldürler.” sözlerine yer verildi.

Kaynak: En Son Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER