HACI MÜSLİM EFENDİ

    Ey Hacı Müslim Efendi! Risale-i Nur'un ikinci hizmet devresinin, şahs-ı manevisinin mümessili.

    Ey Aczilerin nokta-ı istinadı ve nokta-ı istimdadı.

    Ey Risale-i Nur Talebesi ünvanıyla Dellal-ı Kur'an ve Dellal-ı Kur'an vazifesini bil hakkın ifa ettiğine şahitlik edeceğim sultan.

    Ey Kastamonulu Sultan Hazretlerinin(K.S) ve Hacı Hulusi Efendinin(K.S) gözdesi.

    Sözüm sanadır. Lutfedip kabul buyurursan bu biçare acziyi mesrur edersin.

    Bir sebep üzerine oturtulan muhabbet adem-i muhabbete delildir. Allah için muhabbet imandan gelir ve nurdur. Nur ise sebeplerle kuşatılmış dar alanı mekan ittihaz etmez. O yüzdendir ki size olan muhabbetim sebepsizdir. 

    Siz dersiniz ki; ben cam hükmündeyim,silsileten ta Resulullah'tan(ASM) gelen nuru size naklederim, perde olmam ve sizin muhabbetiniz de aynı yolu takip ederek nihayi Resulullah'a (ASM) kadar gider. Biz bunları bilmeyiz. Biz seni biliriz, Risale-i Nur'u biliriz. Senin davana müheyyayız.

    Siz ki cam olmak vazifenizi perde olmaya inkılap ettirmemek için çırpınırsınız; gelene git, gidene gel demezsiniz. Cemaati tutmak ya da yeni etba kazanmak için haktan taviz vermezsiniz. Ve yorgun kalbinizi bu muvazeneye mukabil tutmak için her daim kontrol halindesiniz. Bu muvazeneyi bozacak bozacak şahsi hislere yol vermezsiniz. Böylesi bir yük tarif edilemez, kaldırılamaz, beşer takatinin fevkındedir. Bu yükü sen taşırsınız ve biz seni biliriz. 

    Senin zatını sevmek: Hiçbir çıkar beklemeden, hatta hiçbir iltifat, tebessüm yada sevgi bakışı beklemeden, senin davan da senin yükünü hafifletecek bir parça yüke omuz vermektir. Allah bize bu hali nasip ede.

    Bir sevdayla düştük yollara

    Senin himmetini kattık imana

    Yürüdük ağır ağır dikenli yollarda

    Sen razıysan yeter

    Önemi yok; ha olmuşum ziyan, ha olmuşum zişan

................

    Gecenin siyahıyla sarığımızı boyadık

    Doru atın yelesinde rüzgarları taradık

    Kanayan ayağımızı birbirimizden sakladık

    Sen razıysan yeter

    Önemi yok; ha olmuşum ziyan, ha olmuşum zişan

..................

    Zulmün istilası sinemizde boğuldu

    Senin davan da musibet musikiyle kardeş oldu

    Ötelerden bir ses kimsiniz diye sordu

    Boynumuzu büktük, Sen razıysan yeter

    Önemi yok; ha olmuşum ziyan, ha olmuşum zişan

...............

    Zindanları davamıza zinet yaptık

    Süleyman ve Bekir'i Üstad'a emanet bıraktık

    Omuzumuzda tevhid ezildikçe ezildik

    Sessizce ağladık, Sen razıysan yeter

    Önemi yok; ha olmuşum ziyan, ha olmuşum zişan

...............

    (Bağışlayınız beni Efendim. Üstad Hazretlerinin kutlu talebelerinin Üstad'a yazdıkları metiyeler tadında yazamadım. Felsefenenin kirlettiği dimağımı ne kadar temizlemeye çalışıp, kalbime gelen iltifatlara Risale-i Nur sözleriyle libas giyidirmeye çalışsamda başaramadım. Kalbime gelen iltifatlara felsefe tuğlalarıyla örülü edebiyat kaideleri libas oldu. Bağışlayın. Anladım ki; süflinin lisanından ulvi sudur etmiyor.)

YORUM EKLE
YORUMLAR
yakup Akkuş
yakup Akkuş - 1 yıl Önce

Allah muhabbetinizi daim eylesin..

Yusuf Gündogdu
Yusuf Gündogdu - 1 yıl Önce

Allah razı olsun. Aşkınız muhabbetiniz daim olsun.

EBUZER EYYUBÎ
EBUZER EYYUBÎ - 1 yıl Önce

KELİMELER KİFAYETSİZ OLSA DA ,
RUHUNUZUN ASALETİ LİBAS OLMUŞ.
HAKİKİ ŞAİR KELİMELERDE RUH TAŞIR ,
OKUYAN DA RUHU OKUR ,
KELİMELERİ GÖRMEZ BİLE.
SİZ MİHRİBAN'I YAZMIŞSINIZ YENİDEN ,
MONA ROSA SİZ DE ŞEKİL/RUH OLMUŞ.
SEVDİĞİNİZİ ÖYLE BİR ANLATMIŞSINIZ Kİ ; AŞKINIZA HAYRAN OLDUK..