HADİMİ HARAMEYN VE SÜRRE ALAYI

Osmanlı'da 500 yıl süren bir gelenek olan Surre Alayı'nın, her yıl hac mevsiminde hacca gitmek isteyenlerle birlikte pek çok kıymetli eşya ile kutsal mekânlara gönderildiğini biliyor muydunuz? Ya da bu alayın, İstanbul'dan dualarla yola çıkıp, Haremeyn'e giderek ahaliye, zahitlere ve ihtiyaç sahiplerine emanetlerini ulaştırdığını? Sizler için, "infâk" emrinin en güzel örneklerinden biri olan, Surre Alayı hakkında bilinmeyenleri derledik.

Osmanlı Devleti'nde ilk bilinen Surre Alayı Yıldırım Beyazıd tarafından Edirne'den gönderildi. Gönderilen hediyeler arasında 80.000 altın da vardı. Bu geleneği Çelebi Mehmet, İkinci Murat Han ve Fatih Sultan Mehmet artırarak devam ettirdi. Yavuz Sultan Selim döneminde halifeliğin Osmanlı'ya geçmesiyle bu daha da sistemleştirildi. Haremeyn-i Şerif'e her şeyin en güzelini layık gören Osmanlı, surre alaylarına özellikle dikkat ediyordu.

Osmanlı padişahları, 923'te Haremeyn'in Osmanlı yönetimine girmesinden itibaren surreyi düzenli biçimde gönderdiler. Bu anlamda ilk surrenin daha Yavuz Sultan Selim Kahire'de iken yollandığı bilinmektedir.

Devletin en zor zamanlarında da devam eden alaylar, Haremeyn evkafı nazırı darüsseade ağalarının sorumluluğuyla hazırlanırdı. Gönderilecek para ve eşyaların listesini gösteren surre-i hümayun defterini darüsseade ağasının yazıcısı ve Haremeyn müfettişi mühürlerdi. İmzalana deftere nişancı tuğra çekerdi. Daha sonra ise padişahın Mekke emirine hitaben yazdırdığı name-i hümayun kızlar ağası tarafından surre eminine teslim edilirdi.

Her yıl Recep ayının girmesiyle birlikte İstanbul'da surre alayı hazırlıkları başlardı. Recebin on ikinci günü padişahın da katıldığı büyük bir merasim yapılırdı.
Surrelerin kaynakları arasında en önemlisi Haremeyn vakıfları idi. Osmanlı topraklarında mevcut hânedan mensuplarına ve devlet erkânına ait büyük vakıfların birçoğunun gelirlerinin bir kısmı Haremeyn'e tahsis edilmişti. Bunların dışında devlet hazinesinden, Hazîne-i Hâssa'dan ve ferdî bağışlardan önemli miktarda maddî destek gelirdi. 

Ayrıca hânedan mensuplarının, devlet erkânının ve halktan dileyenlerin hazırladıkları hediye ve paralar "ferâşet çantası" denilen, bir yüzünde gönderenin, diğer yüzünde alıcının adı ve adresi yazılı deri çantalara konularak Evkaf Nezâreti'ne teslim edilirdi. Bunlar da surre alayı ile gönderilirdi. Dönüşte bu çantalar, içinde Haremeyn'den yollanan hediyeler olduğu halde sahiplerine iade edilirdi. Bütün bunlar o yılın surre ve ferâşet defterlerine kaydedilirdi.

Cenabı Haktan temennimiz tekrar harameyni şerifeynin merkezi hilafetin tasarrufuna girmesi ve İngiliz esaretinden kurtulmasıdır. Araplar o mukaddes mekanlara layıkı veçhiyle hizmet edemiyor. Bilakis tahrip ediyor. Bu hizmetkarlık işi bin sene İslamın keskin kılıncı olmuş ve Kur’anın bayraktarlığını yapmış Anadolu merkezi hilafete aittir. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Remzi Yıldız
Remzi Yıldız - 2 ay Önce

Allah razı olsun
Allah tekrar bu millete ka'be ve kudüsü ihsan etsin
İnşaAllah

güzelhan kebanlı
güzelhan kebanlı @Remzi Yıldız - 1 ay Önce

bilmukabele Allah razı olsun hocam.

Mehmet Murat
Mehmet Murat - 6 gün Önce

ALLAH C.C E BEDEN RAZI OLSUN AMİN AMİN AMİN