18 yıl süren Türkçe ezan zulmü ve hatırlattıkları

İslâm’ın şiârı ve Müslüman varlığının sembolü olan Ezan-ı Muhammedî hem namaza bir çağrı ve hem de İslam’a çağrıdır. Nitekim şair bu hususu “Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli” mısraında en güzel şekilde dile getirmiştir. Ezan-ı Muhammedî okunan her yerde günde beş kere insanlar namaz kılmaya çağrılmanın yanında, Allah Teâlâ’nın varlığına ve birliğine inanmaya ve Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin peygamberliğini tasdik etmeye de çağrılmaktadır. Bunun için Müslüman bir memlekette mutlaka Ezan’ın açıktan ve Arapça asli şekliyle okunması şarttır.

18 yıl süren Türkçe ezan zulmü ve hatırlattıkları

İslam’ın egemen olduğu devlette bir bölge halkı ezan okumaktan vazgeçerlerse bölge halkına karşı savaş açılacağı konusunda İslam âlimleri ittifak etmişlerdir. İslam’a karşı tek parti döneminin öyle bir kini vardı ki, Türkiye’nin semalarında “Allahü Ekber” sesinin yankılanmasından dahi rahatsız olmuşlardır. 

18 yıl süren zulüm: Türkçe ezan

30 Ocak 1932'de Fatih Camii'nde başlayan Türkçe ezan dayatması 16 Haziran 1950'ye kadar sürmüştü.

18 yıl süren zulüm: Türkçe ezan

DIKDATOR Tek parti döneminin halkta hiçbir karşılık bulmayan ve fakat 18 sene boyunca uygulanan en büyük dayatması olan Türkçe ezan, ilk olarak 1932 yılının 30 Ocak gününde Fatih Camii'nde okunmuştu. Arapça ezan yasağı, Demokrat Parti'nin iktidara gelmesi ile 16 Haziran 1950'de kaldırıldı.

Türkçe ezan tartışmaları Osmanlı'nın son döneminde de bazı yazar ve şairler tarafından dile getirilmişti. Türkçülük akımının fikir babası Ziya Gökalp, bir şiirinde “Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur” dizesini kullanarak bu konudaki talebini dile getirmişti.

1932 yılı Mustafa Kemal tarafından dinde reform yılı olarak ilan edilmişti. 1931 yılının Aralık ayında başlayan çalışmalar kapsamında Dolmabahçe Sarayı'nda dokuz hafız ezanın ve hutbenin Türkçeleştirilmesi çalışmalarına başladı. Kuran'ın Türkçe tercümesi ilk kez 22 Ocak 1932 tarihinde İstanbul'da Yerebatan Camii'nde Hafız Yaşar (Okur) tarafından okundu. Bundan 8 gün sonra, 30 Ocak 1932 tarihinde ise ilk Türkçe ezan, Hafız Rifat Bey tarafından Fatih Camii'nde okundu.

4 Şubat 1933 tarihinde, müftülüklere ezanı Türkçe okumalarını, buna uymayanların kati ve şedid bir şekilde cezalandırılacaklarını bildiren bir tamim (genelge) gönderildi. Yıllarca bu genelge Türkçe ezanın dayanağı oldu. 1941'de ise Refik Saydam'ın başbakanlığı ve İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı zamanında kanun çıkarıldı ve Türkçe ezana yasal zemin kazandırılmış oldu.

Tarihte bugün: 'Türkçe ezan' zulmünün kaldırıldığı gün

Fatih Camisi'nde Türkçe ezan okundu ve binlerce yılın yabancısı bir ses  değdi minarelere: Tanrı uludur | Independent Türkçe

SADECE 'FELAH' KELİMESİNE DOKUNULMADI

Ezanda bütün ifadeler Türkçe ‘ye tercüme edilirken 'felah' kelimesi olduğu gibi bırakılmıştı. Türkçeye kurtuluş olarak tercüme edilebilecek bu ifadenin aynı kalmasının sebebinin insanları namaza yönlendirmemek olduğu öne sürülüyor.

Yıllarca Türkçe ezanın halkın yaptığı ibadette ne dediğini anlaması için uygulandığı iddia edildi fakat hiç Türkçe bilmeyen Kürt ve Arapların yaşadığı köylerde de ezanın Türkçe okutulmasının neden zorunlu olduğu sorusuna hiçbir zaman cevap verilemedi.

Arapça ezan yasağının uygulama alanı camilerle sınırlı değildi. Evlerinde namaz kılanların da Arapça ezan ve kamet okuması yasaktı. Bu sebeple yüzlerce insan ceza aldı.

1938'de Hatay'a giren Türk ordusunun ilk icraatlarından birisi Arapça okunan ezanları Türkçeye çevirmek oldu. Hatay halkı, Fransız işgal ordusunun bile dayatmadığı bir uygulamayı Türkiye'nin dayatmasını hiçbir zaman anlayamadı.

30 Ocak 1932'de başlayan Türkçe ezan zulmü, 1950 yılının Haziran ayında Demokrat Parti'nin tek başına iktidara gelmesine kadar devam etti. 

Türkçe Ezan Hakkında Kısaca Bilgi: Kim Getirdi, Kaç Yıl Okundu? »  tarihibilgi.org

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER