KABİR AZABI HAK MIDIR?

KABİR AZABI HAK MIDIR?

Kabir azabı belli günahları sebebiyle ölü kimselerin kabirde çekecekleri azabı ifade eder. Günümüzde kabir azabının varlığı ve yokluğu, hak olup olmadığı bir tartışma konusudur. Aslına bakılırsa kabir azabı tartışmaya açık bir mevzu değildir, çünkü Hazreti Peygamber birçok hadisinde kabir azabından bahsetmiş, hangi günahların kabir azabına sebep olacağını bildirmiştir. Fakat kuran-ı kerimde kabir azabından bahsedilmediğini öne sürerek kabir azabının hak olmadığını iddia edenler vardır. Velev ki iddia ettikleri gibi kuran-ı kerimde kabir azabından bahseden ayetler olmasın, böyle bir takdirde bile kabir azabını inkar etmek ; bu konuya değinen hadisleri rivayet eden ravileri  ve hazreti peygamberin sözünü yalanlamak yahut bunları dikkate alamamak, bunlara ehemmiyet vermemek manasına gelmektedir. Gelgelelim kuran-ı kerimde kabir azabından bahsedilmektedir.      

 KABİR AZABININ VARLIĞINA  DELİL OLAN AYETLER                                                                                      

   اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُواًّ وَعَشِياًّۚ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ۠ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ


 '' Bu azap, onların sabah akşam sokulacakları ateştir. Kıyamet koptuğunda, "Firavun ailesini en şiddetli azabın içine atın!" denilecek.'' ( mümin/46 ) 
 Burada geçen sabah akşam ifadesi, bahsedilen azabın ahirete ait olmadığını göstermektedir. Zira ahirette sabah akşam kavramları yoktur. Yine ayetin devamında kıyamet koptuğunda denilmesi  cim durağından sonra bahsedilen azabın kıyamet koptuktan sonra gerçekleştiğini belirtmektedir. Aynı ayette iki azaptan bahsedilir fakat ''kıyamet koptuğunda'' ifadesi iki azabın başında değil arasında yani ikinci azaptan önce zikredilmiştir. Bu ise birinci azabın kıyametten öncesine ait olduğunun göstergesidir. Ateşe sokulmak suretiyle gerçekleşeceği bildirilen azabın dünyaya ait olmadığı barizdir. Ahirete de ait olmadığına göre yine başka bir ayette dünya ile ahiret arasında perde olduğu söylenen berzah alemine yani kabre aittir. Allah-u teala (c.c) hazretleri kuranı kerimdeki her harfin yerini bir hikmetle tayin etmiştir. İnsanoğluna da akıl etmesini emretmiştir.                                                                                

2- وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَۜ وَمِنْ اَهْلِ الْمَد۪ينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْۜ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْۜ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ    ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظ۪يمٍۚ    


  ''Çevrenizdeki bedevîler içinde münafıklar var. Medine ahalisi içinde de iki yüzlülüğü huy edinmiş olanlar var. Sen onları bilmezsin; onları biz biliriz. Onları iki defa cezalandıracağız, ayrıca çok büyük bir azaba itilecekler. " ( tevbe 101 )
  Ayet-i kerimede üç ayrı azaptan bahsedilmektedir. İki cezadan başka ayrıca çok büyük bir azaptan söz edilmektedir. İmam Taberi, İbn-i Abbas, İmam-ı Azam, İmam-ı Katade, Hasan Basri, Ebu Malik gibi müçtehid ve mütehassıs alimler bu üç azaptan birisinin kabir azabı olduğu görüşündedirler.    

 KABİR AZABI İLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER      

Allahü teâlâ, bazı kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar, kabir azabından emindirler. ( taberani )                              Allah’ım, kabir azabından Sana sığınıyorum. ( Müslim - Nesai )

 Allah’a yemin ederim ki, 99 tinnin Kıyamete kadar, kâfire kabrinde azap eder. ( tirmizi )


 KABİR AZABINA SEBEP OLAN GÜNAHLAR                                                                                                              

1- Nemime ( laf taşımak, koğuculuk ) ve bevl ( idrardan sakınmamak ) 

2- Ganimet malından saklamak

3- Borç ( hazreti peygamber borçlu olarak ölen bir kimsenin cenaze namazını kıldırmamıştır) Borçlu kimse kendisi öldükten sonra ödeyemediği borcunun ödenmesini vasiyet etmelidir.          4- İsyan içerikli her davranış

5- Hadesten ( cünüp - hayız bitimi halinden ) temizlenmeyi bir namaz vakti geçecek kadar geciktirmek

6- Gücü yettiği halde mazluma yardım etmeyi terk etmek

7 - Allah-u Tealanın kitabından ve zikrinden yüz çevirmek, bunları terk etmek                                                            

 - kaynak hadisi şeriflerdir -    


KABİR AZABINDAN NASIL MUHAFAZA OLUNUR?                                                                                              

1- Bahsedilen günahlardan kaçınmak, şüphesiz kabir azabından korunmak için atılacak ilk adımdır.                     
2- Kabir azabına sebep olacak  günahlar işlenmişse  tövbe kapıları henüz kapanmadan işlenen günahlar için tövbe edilmelidir. Ve bu davranışlar tekrar edilmemek üzere terk edilmelidir. Rabbimiz Tevvabtır ( tövbeleri kabul eden )                                                    

3- Kabir azabı ile ilgili hadis-i şeriflerde namazın ve insanların ihtiyaçlarını gidermenin kabir azabından muhafaza ettiği söylendi. Dinimizin direği namazımıza dikkat ederek ve ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşarak kabir azabından sakınabiliriz. 

4- Dua insanın kıymetli olmasının sebebidir. insanı alemlerin rabbi Allah'a muhatap kılar. şüphesiz dua her şey için olduğu gibi kabir azabından korunmak içinde başvurulacak güzel bir yöntemdir. Risale-i Nur talebelerinin sabah ve akşam namazlarının ardından yaptıkları tesbihatlarda kabir azabından, cehennem ateşinden, cehennem azabında, kıyamet gününün azabından Allaha sığındıkları dualar vardır. müracaat edilebilir. Allah cümlemizi korktuklarımızdan emin'ül-muhafaza eylesin.

Amin...

HÜRAVAZ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER