Müslim Gündüz Efendinin Ayasofya Camii Değerlendirmesi

Müslim Gündüz Efendi, "Allah’ın inayetiyle Ayasofya’nın açılması, dış milletlere karşı, “Biz bağımsızlığımızı kazandık” manasındadır."

Müslim Gündüz Efendinin Ayasofya Camii Değerlendirmesi

MÜSLİM GÜNDÜZ EFENDİ: “AYASOFYA HADİSESİ, BASİT BİR CAMİ AÇMA HADİSESİ DEĞİLDİR”

Yıllardan bu yana kanayan bir yara olan Ayasofya’nın müze statüsünden çıkarılarak cami olarak ibadete açılması konusunda konuşan Müslim Gündüz Efendi, 24 Temmuz’da kılınacak ilk Cuma namazı için İstanbul’a gideceklerini söyleyerek,

“Biz bir vatandaş olarak oraya sevinçle gideceğiz. Birisi çok güzel tarif etti; Hani küçükken hepimiz yaşamışızdır, şimdiki çocuklar çok bilmez ama biz çok iyi hissettik. Bir çift ayakkabı alınırdı, bir pantolon alınırdı, biz o ayakkabıyı bir hafta kucağımızda tutar beklerdik ki bayram sabahı giyelim. Şimdi bizler de Cuma gününü öyle bekliyoruz, bir çocuk sevinciyle. Ayakkabısını kucağına alan bir Anadolu çocuğu sevinciyle, o Cuma namazına gidip iştirak etmeyi bekliyoruz Allah’ın izniyle” dedi.

“Bu milletin tarihten gelen bütün varlığını yele verdiler, ateşe verdiler, yaktılar…”

“Ayasofya hadisesi, basit bir cami açma hadisesi değildir. Türkiye’nin dıştaki hakimiyetinin imzasıdır. ‘Ben müstakil bir devletim’ imzasıdır Ayasofya’nın açılması. Öyle basit bir hadise değildir. 24 Temmuz 1923’te Lozan antlaşması imzalanmıştı. Lozan Antlaşması’nın ‘İşte biz istediklerinizi yaptık’ imzasının geri alınmasıdır. İki imza var orada. ‘Yani her şeyi görüyorsunuz ki yaptık’ dendi. Ne yaptık? Harf inkılabı yaptık, kıyafet inkılabı yaptık, dergahları, tekkeleri, zaviyeleri, medreseleri, mektepleri kapattık. Bu milletin tarihten gelen bütün varlığını yele verdik, ateşe verdik, yaktık, emriniz üzerine. İşte imzası Ayasofya’yı da kapatıyoruz ve 1937’de laikliğin ismini koyuyoruz. Laiklik de 37’de girdi Anayasa’ya. Lozan budur. İki imza attılar; Birisi Ayasofya, diğeri laiklik imzası”

“Cuma namazı kılınmadan, henüz imzayı bozduk diyemiyorum…”

“Allah’ın inayetiyle Ayasofya’nın açılması, dış milletlere karşı, “Biz bağımsızlığımızı kazandık” manasındadır. Zaten bütün dünya ayağa kalktı. Ben hatta Cuma namazı kılınmadan, henüz imzayı bozduk diyemiyorum. Çünkü bütün dünya karşımızda. İmzayı bozuyoruz, yani Lozan antlaşmasını iptal ediyoruz. Ayasofya budur. Ayasofya, basit bir cami açma meselesi değildir. Onun için Bediüzzaman Hazretleri ta başından itibaren devlet ricaline, ‘Üç tane şartı yerine getirin’ demiştir. Bilhassa Menderes’e, Demokrat Parti’ye demiştir; ‘Aksi halde, eski tüm idareciler tüm kabahatleri sizin sırtınıza yükleyecekler ve onunla sizi cezalandıracaklar.’ Aynen böyle bir mektubu vardır Menderes’e. Fakat Menderes’in gücü yetmedi. O işi yapamadı. Yani Allah ona nasip etmedi. Gele gele Allah’ın lütfuyla, Başkan Erdoğan’a nasip oldu bu.  Neticesinde bu olayı çok büyük bir hadise olarak görüyorum”

“1923’ten itibaren Türkiye’yi İngiliz Valileri idare etmiştir…”

“İki şey Türkiye’yi Türkiye yaptı. Birincisi Başkanlık Sistemi getirildi. Başkanlık sistemi, 1923’ten itibaren İngilizin koyduğu idari sistemi iptal etti ve çok net konuşuyorum 1923’ten itibaren Türkiye’yi İngiliz Valileri idare etmiştir. Adını koysun ve koymasın zaten Mustafa Kemal, ‘Eğer Anadolu’da idare edecek bir Vali arıyorsanız, bu Vali benim’ demiştir. Vesikalı bir ifadedir bu. Bütün basında vardır bu. ‘Ben o Valiliği yerine getiririm’ demiştir İngiliz sefirini çağırarak, vefatına yakın söylemiştir ve onun koyduğu kaide üzere, 2003’e kadar Türkiye, İngiliz Valileri tarafından idare edilmiştir. Hiç istisna yapmadan konuşuyorum. İşte bu İngiliz idaresinin hakimiyetinin, sistemi karmakarışık hale getirmesinin çözümü Başkanlıkla oldu. Başkanlık sistemiyle, İngiliz hakimiyeti bitirildi. Şimdi artık kendi idaremizi kullanıyoruz. Nitekim görüyoruz ki; Allah’a şükürler olsun, dünyada isim sahibi, marka sahibi olmaya başladık. Her sahada, askeri, iktisadi, ticari marka olmaya başladı Türkiye. Niye? İngiliz hakimiyeti bitti.”

 “1923’te imzalanan Lozan antlaşmasını, Türkiye fiilen ortadan kaldırmış olacak…”

“Başkanlık sistemi geldi, dahili temizledi. Hariç ise Ayasofya. Ayasofya’da Allah’ın izniyle 4-5 gün sonra Cuma’yı kıldıktan sonra Türkiye hariçte de, ‘Ben varım, ben müstakilim, ben hürüm, ben istediğimi yapabilirim, ben bağımlı değilim, bağımsız bir devletim’ imzasını atmış olacak. 1923’te imzalanan Lozan antlaşmasını, Türkiye fiilen ortadan kaldırmış olacaktır”

Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2020, 15:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER