Osmanlı'yı kötüleyen Suudi kanal şimdi de Filistinlileri hedef aldı

Daha önce Türk dizilerini durdurma kararı alan ve sonra da Osmanlı'yı kötüleyen dizisiyle gündem olan Suudi MBC kanalı, şimdi de Filistinlileri hedef alan diziyle tepki çekti.

Osmanlı'yı kötüleyen Suudi kanal şimdi de Filistinlileri hedef aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) yayın yapan, Suudi Arabistan sermayeli MBC1 kanalı, Arap dünyasında tepki çeken bir yapımıyla daha sosyal medya gündemine oturdu.

Kanalda, Ramazan ayında gösterime giren “Mahraç 7” yani “Çıkış 7” dizisinde geçen ve Filistinlileri hedef alan bir diyalog, tepkilere neden oldu.

Arap coğrafyasında yüksek ratinge sahip kanaldaki dizinin 3'üncü bölümünde, kimi karakterler Filistin davasına destek veren ve İsrail'e karşı tavır takınan roller canlandırken, bazı karakterler ise İsrail ile normalleşmeden yana olduklarını belirtiyor ve karakterler arasında tartışmalar dönüyor.

Oyuncular arasında geçen diyaloglardan birinde, İsrail ile ticaret yapılmasını savunan ve oyuncu Raşid Şemrani'nin canlandırdığı karakter, İsrail'in Arap ve Müslümanların düşmanı olmadığını, asıl düşmanın Filistinliler olduğunu öne sürmesi sosyal medyada tepki topladı. 

Aynı diyalogda yer alan ve Suudi oyuncu Nasır Kasabi tarafından canlandırılan karakter ise, genelleme yapılmaması gerektiğini, tüm Filistinlilerin kötü olmadığını söylüyor.

Diyalog şöyle:

"Şamrani: Düşman asıl bunca yaptıklarını takdir etmeyenler... Sabah akşam İsraillilerden fazla sana küfredenler...

Kasabi: Ne demek istiyorsun?

Şamrani: Bütün hayatımız Filistinliler için geçti. Filistinliler için savaşlara girdik, Filistinliler için petrolü kestik. Filistin yönetimi kurulduğunda maaşları ve masrafları yine biz ödedik. Oysa biz bu paraları daha çok hak ediyoruz. Üstelik fırsat kolluyorlar Suudi Arabistan'a saldırmak için.

Kasabi: Olayları karıştırma, genelleme yapmak yanlış olur. Nasıl Filistinlilerin bazıları 1948'de tehcir (göç) ettirilip, katliamlara ve binbir türlü vahşetlere maruz kaldıysa, topraklarını Yahudilere para karşılığında satan Filistinliler de vardı. İntifadada nasıl İsrail'in tanklarına göğüsleriyle karşı koymaya çalışan Filistinliler olduysa, tecrit tecrit duvarının inşasında çalışan Filistinliler de oldu. Filistinliler diğer tüm milletler gibi insanoğulları. İyileri de var kötüleri de. Nankörleri de sadık olanları da var. Uyanık olanları da kandırılmış olanları da var. Ancak Filistinliler ile diğer Araplar arasında fitne sokuşturma işi yeminle İsrail'in işidir.

Şamrani: Yani bize karşı tüm kötülüklerine rağmen sen onların safını mı tutuyorsun?

Kasabi: Konumuz onların ya da diğerlerinin safını tutmak değil. Hak neyse, vicdan ne diyorsa biz onu tutarız. Zannederim vicdan nedir bilirsin değil mi?

Şamrani: Duymuştum ama tam olarak ne demekti? Çıkaramadım."

Ritz-Carlton olayından sonra kanalın çizgisinde büyük değişim

MBC kanallar ağı, Arapça dublajlı Türk dizilerini yayınlayan kanalların başında geliyordu.

Ancak kanalın sahibi Velid Al İbrahim'in 2017'de birçok Suudi prens ve iş insanıyla beraber Riyad'daki Ritz-Carlton otelinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından "yolsuzlukla mücadele" adı altında 83 gün boyunca alıkonulmasından sonra kanalın çizgisinde büyük değişimler oldu.

Açık arayla en çok izlenen diziler olmasına rağmen kanal 2018'de Türk dizilerini gösterimden çıkarma kararı aldı. 2019'da Memlüklerin Osmanlı Devleti tarafından yıkılmasını konu edinen "Ateş Krallıkları" isimli dizisinde ise Osmanlıları "işgalci" olarak tanımladı.

Körfez ülkeleri ve İsrail ile normalleşme

Arap ülkeleri, 1948'de Filistin toprağı üzerinde ilan edilen İsrail devletini boykot edip tanımadıklarını açıklamıştı.

O tarihten bu yana İsrail ile Arap ülkeleri arasında, birden çok savaş ve petrol krizinin de olduğu pek çok kriz yaşandı.

Ancak son yıllarda bazı Arap ülkelerinin tavırlarında İsrail'e karşı yumuşama gözlemlendi.

Medyaya yansıyan bazı haberlere göre, resmi olarak Tel Aviv ile diplomatik ilişkileri olmayan Suudi Arabistan'ın, gayriresmi kanallardan İsrail ile gizli ilişkiler yürüttüğü belirtiliyor.

BAE ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı petrol zengini Arap ülkeleri, resmi olmasa da İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesinden yana tavır sergiliyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da çok sayıda Arap ülkesiyle güçlü ilişkileri olduğunu ifade etmişti. Ancak bu ülkelerin isimlerini açıklamamıştı.

ABD Başkanı Donal Trump'ın damadı ve başdanışmanı Jared Kushner'in mühendisliğini yaptığı ve Trump'ın da destek verdiği "Yüzyılın Anlaşması" adıyla bilinen sözde Orta Doğu barış planı, Filistin yönetimi tarafından şiddetle reddedilmesine rağmen Katar hariç Körfez ülkelerince farklı düzeylerde desteklenmişti.

TRTHABER

Güncelleme Tarihi: 27 Nisan 2020, 22:46
banner12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER