İSMİN SELİM HAN OLSUN

   Sultan Bâyezîd’in sarayına nûr yüzlü bir ihtiyâr gelir. Sarayın kapısında uzun bir duâ okuduktan sonra, kapıdaki nöbetçiye; “Bugün bu hânede bir erkek çocuğu dünyâya gelecek. Babasından sonra pâdişâh olacaktır. Vücûdunun yedi yerinde ben bulunacak ve büyüdüğünde her ben sayısınca, şânı büyük beyleri mağlup edecektir” dedikten sonra oradan ayrılır. Nöbetçi bu zâtı takip ettiyse de, bir anda kaybeder. Nereye gittiğini bulamaz. Bu haberi Padişaha söylemek isteyen nöbetçi, saraya girdiğinde, Sultan Bâyezîd’in kucağına aldığı çocuğun kulağına, ezânı Muhammedî ve kâmet okumakta olduğunu görür. Sultan Bâyezîd; “İsmin Selim Han olsun” diyerek, çocuğuna ismini verir.

   Beyazıdhan selimin yüzüne bakar ve hoşgeldin safa getirdin şehzadem der, tebessüm eder. Gülbahar hatuna geçmiş olsun hayırlı mübarek olsun hatun der. Gülbahar hatun ise amin Allah razı olsun efendim cümlemize hayırlı mübarek olsun der. Büyük oğlu Ahmet kardeşini sever. Güzel mutlu bir aile tablosu oluşur. Sarayda şehzade namına bir şenlik başlar.

   Mehteran çalar. Şehzade namına tertip edilen şenlikte Kur’an okunur, şiir söylenir, musiki eşliğinde sohbet edilir. Fakirlere yemek kıyafet ve akçe verilir. Çocuğa isim vurmak ve hilat vermek için şeyhülislam gelir. Fakat Bâyezîd han efendim ben ismini vurdum der. Şeyhülislam memnun olur çocuğa dua eder. 

   Bâyezîd han tebrikleri kabul eder. Halkın tebriklerini ise selamlık meydanında mehteran eşliğinde kabul eder. Bu zat Bediüzzaman hzlerinin İttihadı İslam davasında kendisine biat ettiği Yavuz Sultan Selim Han hzleridir. Rahmeten vasiaten. 

YORUM EKLE