MANEVİ HELAKET KAPISI, TENKİT

     HİKAYE (GERÇEK DEĞİL)
     Çok şükür Aczmendiyim, Hacı Efendi.2yi ve Aczmendi'yi tanımayı nasip eden Rabbime şükürler olsun. Hani Hacı Efendi beni de başka sever. Bana olan bakışlarından, iltifatlarından bu anlaşılıyor. Diğer arkadaşlara bana davrandığı gibi davranmıyor. Ben Efendi'nin sağ koluyum, Risale-i Nur'u benim kadar bilen azdır. Doğal olarak benim diğer Aczmendiler'in yetiştirilmesinde ve hata yaptıklarında uyarılmalarında bi bir vazifem var. Risale bilgim, faziletim ve kemalatın bunu iktiza ediyor. Çünkü Efendi herşeye müdahale edemez.
     Bir Aczmendi arkadaşın pür kusur bir hali vardı. İbadetlerinde, hizmette ve diğer davranışlarında çok yanlışları vardı. Kendime dedim, Erdal bunu düzeltmek senin vazifen. Bu kardeşi yakın takibe aldım. Her ne kusur yaptıysa gittim uyardım. İstedim ki kendisini düzeltsin. Başlarda bir şey demedi fakat sonraları bana itiraz etmeye başladı. Kendini düzeltmediği gibi inadına hatalarına devam etti. Ben de baktım olacak gibi değil ben şahsı Hacı Efendi'ye şikayet ettim.Şahıs hatalamrıyla hizmete ve Efendi'ye zarar veriyordu. 
     Efendi bu şikayetimi hoş görmedi. Ama ne yapayım, şahıs hizmete zarar veriyordu. Efendi, ben konuşurum deyip mevzuyu kapattı. 
     Bir zaman sonra o kardeşe baktım, ıslah-ı hal olmamıştı ve aynen devam ediyordu. Ve hizmetten de tard edilmemişti.
     Bizim sözümüz ve gayretimiz nere de kaldı? Biz hizmet için çırpınırken ne Efendi ne de daire sahipleri bizi adam yerine koymadılar. Bu duruma kızdım. 
     Eğer başka bir cemaatte olsa idim eminim kalbur üstündeydim ve sözüm dinleniyordu.Bu kırgınlık bana ağır geliyordu, ne sohbete ne de zikire gidemiyordum. Ne yapayım onlar kaybetti.
     HİKAYE BİTTİ.
     Bu hikayeyi esas alarak tenkit illetini masaya yatıracağız. 
     Evet tenkit bir hastalıktır. Enaniyetler ve kibirler asrında, kendisine teslim olunmuşlar müstesna, kimse kimsenin tenkidiyle kendisin düzeltmez. Tenkid edenin enaniyeti şişer, tenkid edilenin basılan kuyruğunun acısıyla tenkid edildiği meselede taassubu gelişir. İki kişide hem dünyevi hem uhrevi zarardadır. 
     Tenkidin sureti ve siğreti farklıdır. Suğreten iyi gibi gözüksede siğreten azim bir tahribattır. Tenkidin; sureti hakka davet, siğreti şişmiş enaniyet. 
     TENKİDİN ZARARLARI
     1) Bu zamanda hiç kimse başka birinin tenkidiyle kendini düzeltmez. 
     2) Tenkid etme tavrının beslediği hüvüyet; enaniyet, başkasının hatasını gören bir feraset, başkasının hatasını düzeltebilece bir üstünlük. 
     3)Tenkid edenin gördüğü karşılık müsbetse, kendini birşey sanıp yeni tenkidlere cesaretlenir. Eğer tenkid ettiği kişiden menfi karşılık görürse adavet hasıl olur. Uhuvvet katledilir. Manevi hayat biter. 
     4)Risale-i Nur mesleği uhuvvet esaslı olduğu için hocalık tavrı takınıp ve fazilet furuşluk yaparak milletin ıslahına çalışmak bir yasaktır ve manevi hayatı bitirir. 
     5) Bu meslekten ayrılan veya uzaklaşanların %80'i tenkid illetinden tevellüd eden marazdan zulmete düşer. Nura karşı iticilik hisseder ve yollarını ayırır. Şahs-ı manevinin nur-u hayatının  kalbi uhuvvettir. Uhuvvet tenkid darbesiyle sönerse herşey biter. 
     Uhuvvet bir nurdur ve nura tenkid ile mukabele edilirse o nur kaçar.  "...  senin üstünden geçen, kalbine gelen ve aklına görünen herbir nuru tenkit parmaklarıyla yoklama ve tereddüt eliyle tenkit etme." (17.LEM'A  10.NOTA)
     6)Tenkid öyle bir hastalıktır ki; sen onu vazife ittihaz edersen, o seni mürşidini tenkide kadar götürür ve helaket kapılarını açar. 
     VAZİFEN, KENDİ VAZİFENLE MEŞKULİYETTİR. BAŞKASININ VAZİFESİZLİĞİNİ TENKİD VAZİFEN DEĞİLDİR.İLLA HATALI KARDEŞİNİ DÜZELTMEK DERDİNDEYSEN ONA DUA VE UHUVVETİNİ ZİYADELEŞTİR.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Aczimendi
Aczimendi - 1 yıl Önce

Allah ebeden razı olsun mükemmel tesbitler ve tavsiyeler Rabbim uygulamayı nasip etsin cümlemize hakikaten bir arpa yol yürüyemeyişimizin en bariz sebeplerinden biri haklı zannettiğimiz bu tenkit belası...

Mehmed Tarık
Mehmed Tarık - 1 yıl Önce

(isim vermicem) seneler seneler önce bir Abim anlatmıştı bir şehirde dergahta kalırken şahit olduğu ve kendisine de yansıyınca Efendi'ye mesaj atmış şikayet etmiş.. tabi cevab gelmemiş bi kaç gün sonra devam edince bir daha şikayet etmiş gene cevab yok bi kaç gün sobra tekrar şikayet edince cevab yok.. Sabah namazı vakti mesaj gelmiş bakmış ki; (Allah başımızdan eksik etmesin) Efendi demiş ki;
O şikayet ettiğin ...... ...... için sabah namazı sonrası hiç dua ettin mi?
Ne kadar şefkatli ve yol gösterici ve kırmadan bir cevab değil mi..
Risale-i Nur derslerinden öğrendik ki Risale-i Nur talebesi kardeşini zerre tenkid EDEMEZ .