MUSTAFA KEMAL NEYİN KAHRAMANI ?

Mustafa Kemal’i neresinden tutsanız elinizde kalır.

Çocukluğundan alsanız, karga çobanlığından başka bir aile hatırası bulamazsınız.
Okul döneminden tutsanız, hovarda bir gençlik macerası ile karşılaşırsınız.
Subaylığını inceleseniz, yükselme arzusundaki bir zabitin üstlerine yaranabilmek gayretini sezersiniz,
İşgal dönemine gelirseniz, İngilizleri rahatsız etmeyecek bir mülayimlik göreceksiniz.
Kurtuluş savaşı dönemine baksanız, kahraman Türk ordusunun ve fedakar Anadolu evladının kazancına ipotek koymuş bir fırsatçılık karşınıza çıkacak.

İlk meclis dönemine baksanız, fırsat gözlediğini hissedeceksiniz.
İkinci meclis dönemine gitseniz, vefasızlığı ve çevresindeki şakşakçıları sizi karşılayacak.
Vefaatini inceleseniz, zevk düşkünlüğü sebebiyle, çürütülmüş bir beden göreceksiniz.

Dahası da var lakin, uzun çekecek...
Kusuruyla/küsuruyla gitti desek..
O döneme bir perde çeksek.
Münakaşa etmesek...
Ama Nerdeeee....

Doğumundan ölümüne kadar, yaptığı yapmadığı ne kadar şey varsa, envai türlü mübalağayla, anlatılır durulur...
İlk okuldan üniversiteye, her kitabın hem ilk sayfasında, hem konuların anlam ve önemine temas edecek en veciz kelamında o var...
Her kamu kurumunun giriş kapısında, koridorunda, duvarında...
Her şehrin meydanında...
Her takvim yaprağının bitarafında...
Günlerin, haftaların, bayramların en fazlasında o var...
Ona atfedilen yalanlar var.

Yani hesap etsen, adam bir bu kadar daha yaşamış olsa, bize anlatılanların yarısını yapması mümkün değil, kaldı ki anlatılanlar adamın yapacağı cinsten de değil…

Velhasıl-ı kelam; anlatılır durulur bir Mustafa Kemal masalı...

Hani inanılası zor bir meseleyi anlatmak durumunda kalmış birinin; Israrla, üzerine basa basa...”sahi” “gerçekten” vurgularıyla...olmadı, inandıramadın; yasasıyla, cezasıyla, siciliyle, memuruyla anlatmaya çalıştığı 80 yıllık hazin bir masaldır Mustafa Kemal.

Şimdi “el insaf” çekeceksin, muhalefet etmek isteyeceksin; “Bu millet hiç mi Mustafa Kemal’in bir faydasını görmemiş ?” diyeceksin.

Hiç düşünme…
Gel, en büyük marifetini sana söyleyeceğim. Onun en büyük marifeti; Cumhuriyeti...

Öyle bir cumhuriyet ki, bugüne kadar böylesi görülmediği gibi bugünden sonrada görülmeyecek gibi…Nasıl mı ? Anlatayım...

“Cumhuriyet ilan ediyorum, ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” diyor...
İlk icraatinde milletin halifesini sürgüne gönderiyor.

Akabinde ülkeyi işgal etmiş, milletin canına malına, ırzına, namusuna kastetmişlerin yasalarını millet meclisinden geçirip kabul ediyor.

Milletin cephede vuruştuğu kanlı bıçaklı düşmanın kılık kıyafetini, örf ve adetini, kültür ve medeniyetini kendi milletine icbar ediyor.

Bununla da yetinmiyor... Olmaya ki, kütüphanelerdeki tarihi eserlerden ecdadını, kimliğini ve medeniyetini öğrenir endişesiyle, kendi milletinin 1000 senelik alfabesini değiştiriyor.

Kurduğu cumhuriyetin en acip tarafı da şu ki; “hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sloganıyla yola çıkan masal kahramanımız, bir kez bile milletinin reyine müracaat etmiyor, seçime gitmiyor...

Buraya kadar anlattıklarım vatan millet meselesi, daha din iman meselesine girmedim. Girmek düşüncesinde değilim.
Zira tüm yaşananların iman/küfür mücadelesinin bir gereği olduğunu biliyorum. Bu sebeple, Üstad Necip Fazıl gibi diyorum;

“Düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın,
Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın”

Diyorum demesine lakin, ben bu millete açıyorum. Böylesi bir insana kahraman diyebilecek kadar silinmiş kimliksizliğe yanıyorum.

Yanıyorum yanmasına lakin bir noktadaki kahramanlığını da inkar edemiyorum;

Onun, “sefahat ve levhiyat azgınlığı içerisinde oynaşanların kusurlarını örtmekte kullandıkları marifetli bir perde” olduğunu kabul ediyorum.

@metinaczmendi

metin@aczmendi.com

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Çandarlı
Ali Çandarlı - 2 yıl Önce

Allah azze ve celle kaleminizi keskin. Dilinizi doğru.. duruşunuzu Elif. Adımlarınızı mübarek kılsın. Hocam

Ömer gerekli
Ömer gerekli - 2 yıl Önce

Allah razı olsun böyle hakikatları yazacak mücahidler var olduğu sürece gerçekleri herkes eninde sonunda ögrenecek

abdullah uzel
abdullah uzel - 2 yıl Önce

Valla saymakla bitmez bu millete yaptigi hayinlik ama kasabına aşik olmuş okuz gibi kestikce ?bıcagı yalar bu millet..Şuursuzca etliye sutluye karışmadan yaşamak birazda işine geliyor milletin vesselam

Aczmendi
Aczmendi - 2 yıl Önce

Bizde kabul ediyoruz, yanıyoruz ve biliyoruz ki ne elle tutulur bi yanı var nede gözle görülür bir icraati.Hem kendine yazık etti hemde arkasında gidenlere

Cemil Duymaz
Cemil Duymaz - 2 yıl Önce

Hangi kelimeyle anlatmalı, övmeli bu yazıyı. Ve nasıl bir cesaret ki dört tarafı 5816yla koruma altına alınmış birine korkusuzca ama gerçekleri anlatma ve gösterme coşkusuyla ayar çekmek. Evet insan akıllıdır taki kendine yutturulan yalanı farkedene kadar. Eğer insan o yalanı kabul ediyor ve bu durumdan vazgeçmiyorsa hem ahmaklığından hem de hayatının savruk kalmasını istemesinden. Utansın gerçeği bilmesine rağmen sus-pus olan tarihçilerimiz. Bu yazı dahi kaldırıp atıyor tarih kitaplarının riya dolu sayfalarını. Tebrik ederim ALLAH razı olsun.

Ali rıza karakuş
Ali rıza karakuş - 2 yıl Önce

Bu milletin dinini elinden alırsan fabrikada arızalı üretilmiş parça misali görevini yapamazlar,atatürk bunu başardı

Aczimendi
Aczimendi - 2 yıl Önce

Yıllar önce Efendinin bir röportajında dinlemistim m.kemal hakkında ne düşünüyorsunuz diye soru yonelttiklerinde şöyle cevap vermişti.M.kemal kendine yazık etmiştir.Simdide üstüne kırk tonluk beton koymuşlar ki kalkmıya.Kafasını kaldırabilse o betonun altından diyecekki beni bırakın getirdiklerimi tatbik etmeyin evimi yıktınız.Beni yakıyorlar cayır cayır.bugun işlenen her bir günahtan ona hisse var.insanin basiret gözü açık olsa onun çektiği azabı görse,o azaptan azap dahi feryad ediyor demişti.

Mehmed Tarık
Mehmed Tarık @Aczimendi - 2 yıl Önce

Cehennemin kendisi bunun çektiği azabdan feryat edecek..

ERDAL YÜKSEL
ERDAL YÜKSEL - 2 yıl Önce

AVAM TAKLİDE TALİBDİR. ŞERİAT GELMEDEN KEMALİZM MUHABBETİ BITMEZ.