M. Kemal Çocuk Sever miydi? 23 Nisan Çocuk Bayramı Kimin Armağanı?

Atatürk Çocuk Sever miydi? 23 Nisan Çocuk Bayramı Kimin Armağanı?

M. Kemal Çocuk Sever miydi? 23 Nisan Çocuk Bayramı Kimin Armağanı?

M. Kemal’in çocuklarla ilişkisi hakkında hizmetçisi Cemal Granda şöyle der; “Küçük çocuk sevmeyen Atatürk’ün ilk sevdiği çocuk Ülkü’dür diyebilirim.”[1]

Peki Ülkü’yü gerçekten sevmiş miydi yoksa başka bir gaye için mi ona alaka gösteriyordu? Bu hususta Atatürkçü Kemal Arıburnu’nun kitabında şu malumat verilir:

“Atatürk, kucakta çocukları sevmezdi. ‘Mana ifade etmeyen şey beni ilgilendirmez.’ diyordu. Ülkü, dört yaşına girince artık mana ifade eden sevimli bir hale gelmişti. Atatürk: ‘Bir kız çocuk, benim terbiyem altında acaba nasıl yetişebilir? Ben bu çocukla meşgul olursam, Türk milletine yakışır asri ve faziletli, modern bir Türk kadını tipi yaratabilir miyim?’ diyordu. Bu düşünce, Atatürk’ün hergün biraz daha çocuğa karşı olan alakasını arttırdı.”[2]

[2] no’lu dipnotta sözü edilen hatıratın ilgili sayfası…

M. Kemal’in yaveri Cevat Abbas da benzer bir hatırasını şöyle anlatır:

“Atatürk, esasen küçük çocuk sevmezdi. Diyebilirim ilk sevdiği çocuk Ülkü’dür. Bildiğimin hilafına olan (bildiklerime aykırı) bu muhabbet merakımı mucip oluyordu (merakımı kamçılıyordu). (Neden acaba? : Kadir Çandarlıoğlu). Birgün, Atatürk’ün Ülkü’ye muhabbetinin neden ileri geldiğini sordum. Cevaben ‘Zekayı takdir ederim. Bu çocukta kıymetli bir zeka görmekteyim. Ülkü ile onun için alakadar oluyorum.’ buyurdular.”[3]

[3] no’lu dipnotta bahsi geçen Yaver Cevat Abbas’a ait hatıraların ilgili sayfası…

Yani M. Kemal örnek alınacak “modern” ve “batılı” bir kadın tipi ortaya çıkarmak istediği için Ülkü’ye alaka gösteriyordu…

Peki Ülkü ülkesine örnek olabilmiş miydi?

Üsteğmen Fethi Doğançay ile evlenen ve iki çocuk dünyaya getiren Ülkü, 1962 yılında kendisinden yaşça küçük olan Yahudi Yeşua Bensusen’e aşık olur ve onunla evlenmek için subay eşinden boşanır. Halk Ülkü’ye tepki gösterir, “Milli Türk Talebe Birliği” ve “Mustafa Kemal Derneği” üyeleri de bu evliliği protesto ederler.[4]

[4] no’lu dipnotta sözü edilen haberler… Yahudi Yeşua Bensusen ve Atatürk’ün manevi kızı Ülkü…

Al sana modern kadın! Işte M. Kemal’in yetiştirdiği Ülkü’nün akıbeti… Maalesef ülkemizde yaşayan kadınlara da kötü örnek oldu.

Birbirini teyit ve tasdik eden yukarıdaki hatıralara ilave olarak “Cumhurbaşkanlığı Arşivi”nde bulunan bir belgeyi paylaşmak istiyorum.

Öğrendiğimize göre Latife hanım M. Kemal ile anlaşamayınca “her nedense” onun “manevi kızları” olan Zehra ve Rukiye’yi de yanına alıp Çankaya Köşkü’nü terketmiş… Bu olaydan iki hafta sonra M.Kemal’in talimatıyla “Reisicumhur Özel Kalemi”nden Latife hanıma bir mektup gönderilir. Mektupta M. Kemal’in şu emirleri iletilir; “manevi kızlar” Zehra ile Rukiye geri gelecek, köşkte bırakılan küçük yaştaki “Ayşe” adlı kız ise köşkten gönderilecek. M. Kemal’in gerekçesi gayet açık; “hiçbir hizmete yaramıyor. Ben çocuk dadısı değilim!” Ayrıca Binnaz adlı hizmetçiye de “bunak” diyor. M. Kemal’in karakteri hakkında yeterince fikir veren bu mektubu virgülüne dahi dokunmadan buraya alıyorum…

Işte o mektup:

“Latife Hanımefendi Hazretleri’ne

Muhterem Hanımefendi,

Reisicumhur Hazretleri’nden (M. Kemal’den) telakki ettiğim emri aynen bervech-i zir (aşağıdaki gibi) naklediyorum efendim:

‘Emniyetli ve şuurlu bir kadın zannolunduğundan burada bırakılması münasib mütalaa edilmiş olan Binnaz Hanım aldığı talimatı tatbik sırasında pek bunak ve terbiyesiz olduğunu isbat ettiğinden bu hakikat mahsus olduğu dakikada iadesi lazım geldi.’

Zat-ı alilerini tenvire medar olmak üzere ayrıca atideki izahatı da arza lüzum görmekteyim:

1 – Burada bırakılan ‘Ayşe’ ismindeki küçük kızın Paşa Hazretleri’nin nezdinde bırakılmasının Binnaz Hanım’a tenbih edilmiş olduğu anlaşıldı.

2 – Hiçbir hizmete yaramayan ‘Ayşe’, mektebe verildi. Paşa Hazretleri yalnız Ayşe’nin bırakılmasından dolayı ‘çocuk dadısı değilim, hizmete az çok faydalı olacak insanları bırakmak lazım gelirdi. Zehra ve Rukiye evlad-ı manevimdir. Ağlayarak gittiklerine muttali oldum. Onları iade ederse iyi hareket etmiş olur’ buyurdular.

3 – Buradaki eşyalarınızın Binnaz Hanım’a ve diğer hanımlara irae ettiğiniz vechile tamamen mahfuz olduğuna emniyet buyurabilirsiniz hanımefendi hazretleri.

5 Ağustos 1341 (1925)”[5]

[5] no’lu dipnotta yer alan ve M. Kemal’in talimatıyla gönderilen mektubun orijinali… Gazeteci Murat Bardakçı tarafından latinize edildi… Küçük çocuğa bakmak yerine “çocuk dadısı değilim” diyerek başından defeden ve hizmetçi hanıma “bunak” diye hakaret eden “Ulu Önder” Atatürk…

Bir insan, hizmetinde bulunan emekçilere ve çocuklara neden böyle davranır gerçekten anlamakta zorlanıyorum… Peki madem M. Kemal çocukları sevmiyordu, o halde neden onlara; “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nı armağan etti?

M. Kemal döneminde böyle bir bayram yoktu. Bu hususta Tarihçi Doç. Dr. Mehmet Ö. Alkan’ın makalesinden bir nakil yapalım:

“23 Nisan dünyanın en eski “çocuk günü” kutlamalarından biri olmakla birlikte, “Milli Bayram” olarak çocuk bayramı değildi. Üstelik Atatürk, 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmedi. Daha ilginci, aşağıda okuyacağınız gibi, 1921’den beri kutlanmakta olan “23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı” ile 1925’ten beri Çocuk Esirgeme Kurumu’nun kutlamakta olduğu 23 Nisan “Çocuk Bayramı”nı alelacele ve trajikomik bir şekilde “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” halinde birleştiren 12 Eylül (1980) darbesi sonrasında Org. Kenan Evren oldu. Hem de “milli egemenlik” bayramı derken, milli egemenliğin tecelli ettiği TBMM’yi kapattıkları bir ortamda.”[6]

Alkan haklı… “Çocuk Bayramı” ilk kez 2 Mayıs 1916’da yani Cumhuriyet’in kuruluşundan 7 sene evvel kutlanmıştır.[7] 23 Nisan ise ilk kez ”Milli Bayram” olarak 23 Nisan 1921’de kabul edilmiştir ve çocuk bayramı ile en ufak bir alakası yoktur.[8]

[8] no’lu dipnot ile alakalı Meclis tutanağı… “23 Nisan” ilk kez 23 Nisan 1337 (1921)’de kabul edilen kanunla “Milli Bayram” ilan edildi… O tarihte henüz çocuk Bayramı değildi…

“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”, Alkan’ın da ifade ettiği gibi ilk kez darbeci Kenan Evren döneminde yani 1981’de kutlanmaya başlandı.[9] M. Kemal’in ölümünden 43 sene sonra…

[9] no’lu dipnot ile alakalı… “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” nın ilk kez 19 Mart 1981’de darbeci Kenan Evren tarafından ilan edildiğini gösteren “Resmi Gazete”nin ilgili sayısı…

Yalanlar üzerine kurulan bir rejim, ilelebet payidar kalamaz!

BELGELERLE GERCEK TARİH

Güncelleme Tarihi: 23 Nisan 2022, 22:06
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa oğlu Ebubekir Malatya
Mustafa oğlu Ebubekir Malatya - 2 hafta Önce

Çocuk sevmeyenden çocuk günü çıkması akla ziyan. Zaten çocuk bayramı diye icat çıkaran Osmanlı devleti. Sadece miladi takvime gecişle yeni bir gün tayin edip hem Osmanlı ya kalk darbe yap hem çocuk sevme amaaa çalıp çırparak leylim ley

SIRADAKİ HABER