Merhum Türkeş'in Mehmet Feyzi Efendi Hazretleri hakkındaki ifadeleri

Merhum Türkeş'in Mehmet Feyzi Efendi Hazretleri hakkındaki ifadeleri

Merhum Türkeş'in Mehmet Feyzi Efendi Hazretleri hakkındaki ifadeleri

Merhum Türkeş'in Mehmet Feyzi Efendi Hazretleri hakkındaki ifadeleri:

"Merhum çok imanlı, ermiş büyük bir şahsiyetti. 
Efendi Hazretleri, İslamiyet’in bütün ulvi manasıyla esaslarıyla dersini veriyordu.
Bu hususta çok iyi yetişmişti, bilgiliydi.
Kendileriyle, gerek milletimizin kalkınması meselelerini, gerek devletimizin yaşatılması meselelerini bir çok defalar görüştük.
Daha doğrusu kendilerinin irşadını aldım.
Bu münasebetle çok yakın tanışır olduk.
Bu vesileyle kendisinin ilim alanında da çok derin olduğunu gördüm.
Kendileriyle de yazışmalarımızı eski yazıyla yapıyorduk.
Kendileri hem şahsi hayatında örnek bir kişiydi. Dürüst.. temiz bir şahsiyetti…
Hem de çok imanlı bir insandı, benim gördüğüm tanıdığım kadarıyla.
Türk milletine karşı büyük sevgi besleyen, milletini seven, milletinin iyiliğini için dua eden ve yol gösteren bir insandı.
İslamiyet’le Türklüğün iç içe olduğunu daima ifade buyururdu.
İslamiyet’le Türklüğün birbirinden ayrılmaz olduğunu vurgulardı.
Biz de zaten bu görüşle daima hareket ettik.
Siyasi parti olarak da bütün siyasi programımızın temelini buna dayandırdık.
Çünkü 1200 seneyi geçiyor Türkler İslamiyet’le şerefleneli.
İslamiyet’e girdikleri günden itibaren Türkler; 
Çok ihlaslı Müslüman olmuşlardır.
İslamiyet’in hizmetinde her türlü fedakarlığı yapmışlardır.
İslamiyet’in öncüsü olmuşlardır, kalkanı olmuşlardır, kılıcı olmuşlardır.
Anadolu topraklarını haçlı ordularına mezar yapmışızdır.
Ve İslam’ı savunmuşuzdur.
Merhum Efendi Hazretleri bunları çok iyi bilen bir kimseydi.
Türk Milletini Allah’ın ordusu olduğuna inanan kimselerdendi. Ben de aynı görüşteyim.
Böyle çok güzel sohbetlerimiz olmuştur kendileriyle.
1976 senesinde de Hac’da buluştuk Efendi Hazretleriyle.
Mekke’ye ziyarete geldiğimizde, Kabe’yi ilk ziyarete geldiğimizde, Efendi Hazretlerine gittik, kaldıkları evde ziyaret ettik.
Evlerinde beraber oturduk sohbet ettik.
Sonra Mina’ya yerleşmiştik biliyorsunuz.
Mina derken de, çadırlarına gidiyorduk.
Efendi Hazretlerinin kaldığı çadıra gidiyordum akşam. Orda oturuyorduk. Dostlar arkadaşlar beraber.
Hem onun kıymetli derslerini, sohbetini dinliyorduk. Hatta benim için bu bakımdan çok saadet oldu.
Orda Efendi Hazretleriyle buluştuk birleştik. Beraber Hac farizasını yerine getirdik.
Tabi onun ilk gidişi değildi o, daha evvel de çok gitmiş. Benim ilk gidişimdi.
Ondan sonra da ben rahatsızlığını haber alınca kendilerini birkaç defa bizim değerli doktorlarımız var, İmanlı akıncılar. Onlardan birkaç kişiyi gönderdim.
Daha sonrada ben kendilerine mektup yazdım.
Başka yapacağımız bir hizmet olup olmadığını sordum.
Kendileri, “şimdilik ihtiyaç görmediklerini” söylediler.
İhtiyaç gördükleri takdirde bildireceklerini…
Ben dedim ki, “başka mütehassıs doktorlar gönderelim size” Arzu etmediler.
Ama ben her zaman Kastamonu’ya gittikçe, hemen Enver Bey (tabi onun kayınbiraderi biliyorsunuz) le ona haber gönderirdim. Beni kabul buyurduklarında evlerine giderdim.
Kendileriyle böyle çok görüşmelerimiz olmuştur.
Kendilerinden de her zaman ihlaslı bir şekilde çok yardım, destek ve muzaheret gördüm.
Davamızın muvaffak olması için çok maddi ve manevi desteklerini gördüm.
Allah razı olsun. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın Efendi hazretleri.
Çok derin, şuurlu, çok imanlı, çok muhterem bir şahsiyetti.
Davamız daima ondan güç almıştır.
Sonra biliyorsunuz 12 Eylül oldu. 
12 Eylül’de biz haksız bir şekilde tutuklandık.
Hapislere atıldık.
Çocuklarımız gençlerimiz, hepimiz aynı şekilde…
Kastamonu’daki kardeşlerimiz bizi hiç yalnız bırakmadılar. Hiç yalnız bırakmadılar.
Tabi ben biliyorum, o Efendi hazretlerinin emriyle, desteğiyle olmuştur.
Her zaman bizi geldiler, mahkemenin her celsesinde hazır bulundular. 
Üç dört arkadaşımız. Yaz kış… yağmurda karda Tosya’dan Kastamonu’dan koptular geldiler.
Ayrıca ailelere gerekli maddi manevi yardımda bulundular, erzak götürdüler.
Para buldular para yardımı yaptılar, hepsini yaptılar.
Tabi bunların hepsi bize, Mehmet Feyzi Efendi Hazretlerinden geldi.
O bakımdan da çok kendilerine minnettarım. Çok borçluyuz kendisine. Allah razı olsun.
Hem madden hem manen davamıza çok güç vermişlerdir.
Allah gani gani rahmet etsin..."
 (Alparslan Türkeş)
Abdulmetin Sayın

HürAvaz

Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2020, 12:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER