ŞEHİTLER HAKKINDA HÜKÜM

ŞEHİTLER HAKKINDA HÜKÜM

ŞEHİTLER HAKKINDA HÜKÜM

Hem Dünya Hem Ahiret Hükümleri Bakımından Şehit Sayılanlar

Bunlar, Allah yolunda savaşırken öldürülen kişilerdir. Hanefîler’e göre savaş dışında haksız bir saldırı neticesinde öldürülen ve bu sebeple varislerine diyet ödenmesi gerekmeyen mümin de bu gruba dâhildir.

Hanbelîler de haksız yere öldürülen kişiyi bu kısım şehitler arasında kabul ederler. Bu kısma giren şehitler kâmil (tam) anlamıyla şehittirler. Bunlara "şehîd-i hakikî" denir.

Hanefî mezhebine göre bu tür şehit yıkanmaksızın kanlı elbisesiyle defnedilir, elbisesi onun kefeni sayılır. Üzerinde silah vb. malzeme varsa bunlar çıkarılır; palto, ayakkabı, başörtüsü vb. kefene elverişli olmayan şeyler de çıkarıldıktan sonra kalan elbisesi kefen olarak sünnet ölçülerinden fazla ise eksiltilir, eksik ise uygun ilave yapılır. Kanlı elbisesi onun için imtiyaz nişanesi ve ibadet eseri sayıldığından üzerindeki kan yıkanmaz; fakat başka temiz olmayan maddeler varsa bunlar temizlenir. Daha sonra namazı kılınıp defnedilir.

İmam Ebû Hanîfe'ye göre, cünüp, hayız veya nifas hâlinde ise yahut yükümlü değilse (küçük veya akıl hastası ise) yıkanır ve namazı ondan sonra kılınır. İmameyn’e göre bu durumlarda da yıkanmaksızın namazı kılınır.

Hanefîler’in dışındaki üç mezhebe göre -yükümlülük çağında olsun olmasınşehitler yıkanmaz, kefenlenmez ve üzerlerine cenaze namazı da kılınmaz. Şu var ki şehidin üzerinde kan dışında temiz olmayan madde varsa giderilir, silah vb. malzeme alınarak uygun elbisesiyle defnedilir.

Sadece Dünya Hükümleri Bakımından Şehit Sayılanlar

Kalbinde nifak bulunmakla beraber dış görünüşü itibariyle Müslüman olduğuna hükmedilen ve Müslümanların saflarında bulunduğu sırada düşman tarafından öldürülen kişiler böyledir.

Şâfiî mezhebine göre ganimet için veya gösteriş için savaşan kişiler de bu grupta kabul edilir. Bunlar “şehîd-i dünya”dır; şehit sevabını elde edemezler. Fakat bunların gerçekten böyle olup olmadıklarını bilmek insanlar için mümkün olmadığından, bunlar hakkında “şehid-i hakiki” hakkındaki işlem yapılır.

Sadece Ahiret Hükümleri Bakımından Şehit Sayılanlar

Allah yolunda savaşırken yaralanmakla beraber, bir tarafa çekilip bir namaz vakti veya daha fazla bir süre -akli melekesi yerinde olduğu hâlde- yiyip içen veya tedavi gören ve daha sonra vefat eden kişi bu gruba girer. Yine hadislerde zikredilen birtakım kişiler de bu gruptaki şehitlerden sayılmışlardır:

Hata ile veya haksız yere öldürülen, yangında can veren, suda boğulan, enkaz altında kalan, veba, kolera, sıtma vb. hastalıklar sebebiyle ölen, lohusa iken, gurbette veya ilim yolunda, cuma gecesinde, canını ve malını korumaya çalışırken, helal rızık kazanma çabası içindeyken vefat eden. Bunlar ahiretteki sevap açısından şehit sayılırlar ve bu itibarla "şehîd-i hükmî" diye anılırlar. Fakat dünyadaki uygulama bakımından bunlar hakkında şehîd-i hakikî hükümleri cari olmaz; diğer Müslüman ölüleri gibi yıkanıp kefenlenirler ve cenaze namazları kılınarak defnolunurlar.

HürAvaz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER