Sünnet-i seniyye nedir ?

Sünnet kelime itibari ile yol demektir. Istılahta ise Peygamber Efendimiz'in yolu anlamına gelir ve hürmeten “sünnet-i seniyye” (çok mühim ve kıymetli olan âli yol) denilmiştir.

Sünnet-i seniyye nedir ?

Sünnet-i Seniyye; Peygamber Efendimizin (SAV) sözlerinden, tavırlarından, kılık kıyafetinden ve yanında yapıldığında ses çıkarmayarak onayladığı faaliyetlerden ortaya çıkan şeylerin bütünüdür. Sünnet-i Seniyyeye riayet etmek Allah’ın insanlara emrettiği yaşam şekli dersek yanlış konuşmuş olmayız.

Sünnet-i Seniyye insana icra ve tatbik edildiğinde, insana  huzur ve mutluluk verir.. Aynı zamanda Allah'ın en sevdiği kul olan Peygamber Efendimizin yaşam biçimidir. Bizler de Peygamber Efendimizin yaşam biçimini tatbik ederek, Allah'ın sevdiği kullar arasında yer almaya çalışabiliriz.. 

Yirminci Asrın en büyük âlimlerinden, asrın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’de müellifi olduğu Risale-i Nur'da şöyle bahsetmiştir:

" Evet Sünnet-i Seniyeye ittiba, mutlaka gayet kıymettardır. Hususan bid’aların istilası zamanında Sünnet-i Seniyeye ittiba etmek daha ziyade kıymettardır. Hususan fesad-ı ümmet zamanında Sünnet-i Seniyenin küçük bir âdabına müraat etmek, ehemmiyetli bir takvayı ve kuvvetli bir imanı ihsas ediyor. Doğrudan doğruya sünnete ittiba etmek, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı hatıra getiriyor. O ihtardan o hatıra, bir huzur-u İlahî hatırasına inkılab eder.

Hattâ en küçük bir muamelede, hattâ yemek, içmek ve yatmak âdabında Sünnet-i Seniyeyi müraat ettiği dakikada, o âdi muamele ve o fıtrî amel, sevaplı bir ibadet ve şer’î bir hareket oluyor. Çünkü o âdi hareketiyle Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma ittibaını düşünüyor ve şeriatın bir edebi olduğunu tasavvur eder ve şeriat sahibi o olduğu hatırına gelir. Ve ondan Şâri’-i Hakiki olan Cenab-ı Hakk’a kalbi müteveccih olur, bir nevi huzur ve ibadet kazanır.

İşte bu sırra binaen Sünnet-i Seniyeye ittibaı kendine âdet eden, âdâtını ibadete çevirir, bütün ömrünü semeredar ve sevaptar yapabilir. "

(11.Lem'a , Birinci Nükte)

Bir insan, hayatında Sünnet-i Seniyyeyi esas edinirse Peygamberimizi (sav) hatırlar, Peygamber Efendimizi hatırlamak ise kişiyi Allah'a (cc) yöneltir..

Bir insan için en yüce maksat Allah‘ın (cc) rızasını kazanmaktır. Bunun en kesin ve kat’i yolu da Sünnet-i Seniyyeye ittiba etmekten geçer.

İnsanlık için en büyük örnek şüphesiz Rasulullah'tır. Onun Sünnet-i Seniyyesi de en güzel numunedir.

Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur:

“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” Âl-i İmrân sûresi (3), 31

Yine bir Hadis-i Şerifte ise:

Hz Enes (r.a) dedi ki: Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu:

فَمَنْ رغِبَ عَنْ سُنَّتِى فَلَيْسَ مِنِّى          

''Her Kim Sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.

(Buhari, Nikah 1; Müslim, Nikah 5, (1401); Nesâî, Nikah 4, (6, 60).)

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2020, 22:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER