Bediüzzaman Said Nursi kaç defa, nerelerde ve kimler tarafından zehirlenmiştir?

Yazılı halde bize intikal eden on sekiz veya on dokuz defadır. Fakat Üstadımız yirmi bir defa zehirlendiğini ifade etmiştir.

Bediüzzaman Said Nursi kaç defa, nerelerde ve kimler tarafından zehirlenmiştir?

Yazılı halde bize intikal eden on sekiz veya on dokuz defadır. Fakat Üstadımız  yirmi bir defa zehirlendiğini  ifade etmiştir.

 Üstad'ın ilk zehirlenmesi ise; 1923 yılında Ankara'da olmuştur.

  • 1941, 1942 ve 1943 yıllarında üçü de Ramazan aylarına denk gelecek şekilde, dehşetli bir planla Kastamonu’da vuku bulmuştur.
  • 17.09.1943'te Denizli'de hapishanede ilaç verilerek zehirlemişler; hatta ateşi kırk bir dereceye kadar çıkmıştır.

Ayrıca 15. defa zehirlenmesi 1950 yılında vuku bulmuştur.

  • 1952, 1953 ve 1954'te tekraren zehirleme hadiseleri devam etmiştir.
  • 1952'de İstanbul’da Gençlik Rehberi mahkemesi dolayısıyla kaldığı Akşehir Palas Oteli'nde yemeğine zehir konularak tekrar zehirlenmiştir.
  • 1953’teki zehirleme hadisesi 2 Eylül'de Kadir Gecesi'nde olmuştur.

ÜSTADIN EMİRDAĞDA ZEHİRLENMESİ

Bir siyasî memurun iğfali ve “İmhası için yukarıdan emir aldık” demesine aldanan bir bekçibaşı, Üstadın penceresine geceleyin merdivenle çıkarak yemeğine zehir atmış, ertesi gün Üstad zehirlenerek kıvranmaya başlamıştır. Zehirin tesiri çok azîm olduğu halde, kendisi: “Cevşenül-Kebir gibi evrad-ı kudsiyelerin feyziyle ölümden muhafaza olunuyorum. Fakat hastalık, ızdırap çok şiddetlidir” derdi. Bir hafta kadar aç susuz denecek bir halde perişan bir vaziyette inlemiş, sonra biiznillâh şifa bulup, tekrar tashihat gibi Risale-i Nur vazifeleriyle iştigale başlamıştı.

Afyon hapsinde tecridi mutlaktayken üç defa zehirlenmiştir.

Kışın en şiddetli günlerinde, hapishane pencerelerinin iki milim buz tuttuğu zamanlarda zehir verilmiş; ihtiyar, çok hasta haliyle, aylarca ızdırab çektirilmiştir. Mübarek yatağında, bir taraftan bir tarafa dönemeyecek bir hale geldiği zamanlarda bile, hizmetine, bir talebesi olsun müsaade edilmemiştir. O korkunç şerait altında, kendi kendine ölüp gitmesi beklenmiştir. Hastalığı o kadar şiddetlenmiştir ki; günlerce birşey yiyememiş ve gıdasız kalmış ve çok zaîf bir vaziyete gelmiştir. Böyle olduğu ve çok sıkı bir tarassud ve tazyikat altında bulundurulduğu halde, Risale-i Nur'un te'lifinden geri kalmamış, her hapiste olduğu gibi, burada da gizli olarak eser te'lif etmiştir. Hapishanede -zehirlenerek- ölüm döşeğinde iken, fırsat bulup ziyaretine varabilen bir talebesine şöyle demiştir: "Belki hayatta kalamayacağım, bütün mevcudiyetim vatan, millet, gençlik ve âlem-i İslâm ve beşerin ebedî refah ve saadeti uğrunda feda olsun. Ölürsem, dostlarım intikamımı almasınlar!.."  

1923'ten itibaren 1956’ya kadar, toplam yirmi bir defa zehirlenmiştir. Bunlar genellikle hapishanelerde ilaç ve yemeklerle vuku bulmuştur.

KAYNAK ;

-Tarihçe-i Hayat

-Emirdağ Lahikası

Hür Avaz

Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2021, 02:47
YORUM EKLE
YORUMLAR
Naci barut
Naci barut - 11 ay Önce

Zalimler için yaşasın cehennem

Ubeyd
Ubeyd - 11 ay Önce

Ustadim bediüzzaman şehittir. Allah şefaatine Nail eylesin.

SIRADAKİ HABER