Risale-i Nur'da mürşid meselesi ve Beşinci mektubun sırrı

Risale-i Nur'da mürşid meselesi ve Beşinci mektubun sırrı - 04.02.2021 Tarihli Aczmendi Risale-i Nur Dersi

Risale-i Nur'da mürşid meselesi ve Beşinci mektubun sırrı

04.02.2021 Tarihli Aczmendi Risale-i Nur Dersi

 BİR DÜSTUR

Risale-i Nur talebeleri, Risale-i Nur'un dairesi haricinde nur aramamalı ve aramaz. Eğer arasa, Risale-i Nur'un penceresinden ışık veren manevî güneşe bedel bir lambayı bulur, belki güneşi kaybeder. Hem Risale-i Nur'un dairesindeki halis, pek kuvvetli ve her ferdine çok ruhları kazandıran ve sahabenin sırrı veraset-i nübüvvetle meşreb-i uhuvvet kâranesini gösteren meşreb-i hıllet ve meslek-i uhuvvet ise -hariç dairelerde o pedere ve o mürşide üç cihetle zarar vermek suretiyle- bir pederi aramağa ihtiyaç bırakmaz. Bir tek peder yerine, pek çok ağabeyi buldurur. Elbette büyük kardeşlerin müteaddid şefkatleri, bir pederin şefkatini hiçe indirir. Daireye girmeden evvel bulduğu şeyhini, her ferd, o şeyhini ve mürşidini dairede muhafaza edebilir. Fakat, şeyhi olmayan, daireye girdikten sonra ancak daire içinde mürşid arayabilir. Hem Risale-i Nur'un dairesi çok geniştir, şakirtleri pek çoktur, harice kaçanları aramaz, ehemmiyet vermez, belki daha içine almaz. Her insanda bir kalb var; bir kalb ise hem dairede hem hariçte olamaz. Hem hariçteki irşada hevesli zatlar Risale-i Nur'un şakirtleriyle meşgul olmamalı. Çünkü, üç cihetle zarar görmeleri muhtemeldir. Takva dairesindeki talebeler irşada muhtaç olmadıkları gibi, hariçtekesretli namazsızlar var, onları bırakıp bunlarla meşgul olmak irşad değildir. Eğer bu şakirtleri severse, evvelâ daire içine girsin; o şakirtlere peder değil, belki kardeş olsun. Fazileti ziyade ise, abileri olsun. Hem bu hadisede göründü ki, Risale-i Nur'a intisabın çok ehemmiyeti var ve çok pahalı düştü. Ve buna bu fiyatı veren ve o yolda bütün âlem-i İslâm namına dinsizliğe karşı mücahede vaziyetini alan aklı başında bir adam, o elmas gibi mesleğini terk edip başka mesleğe giremez. Yirmi Sekizinci Lem'a - Said Nursi Birisi ve en birincisi ve en büyüğü: Doğrudan doğruya hakaik-i imaniyeye hizmettir ki, İmam-ı Rabbânî de (r.a.) âhir zamanında ona sülûk etmiştir. İkincisi: Ferâiz-i diniyeye ve Sünnet-i Seniyyeye tarikat perdesi altında hizmettir.

Üçüncüsü: Tasavvuf yoluyla emrâz-ı kalbiyenin izalesine çalışmak, kalb ayağıyla sülûk etmektir. Birincisi farz, ikincisi vacip, bu üçüncüsü ise sünnet hükmündedir. Beşinci Mektup - Said Nursi

Güncelleme Tarihi: 06 Şubat 2021, 08:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER