SENİN YEDİ SÜLALENİ !!

Elâziz'in bir köyünde üzeyir ağa lâkabında, fakir, sefil, biçare bir meczup yaşıyormuş. Birgün köye vazifesi gereği kaymakam gelmiş köylüler kaymakama hoşgeldine gitmişler. Üzeyir ağa haberi almış fakat gitmemiş gitmediği gibide kaymakamın yedi sülalesine basmış küfrü. Her nasılsa Üzeyir Ağa'nın küfrettiği kaymakamın kulağına gidince çağırın şu deliyi bana demiş..

Epey zaman sonra Üzeyir ağa önde, hanımı arkasında uzaktan görünmüşler, zavallı biçare güneşten yanmış kavrulmuş, üstü başı perişan, bir gömleği var on yerden yamalı, ayakkabısı yırtık ayağının yarısı dışarda, karısı keza yine öyle. Gelip kaymakamın karşısına dikilmiş. Kaymakam sormuş; bana küfrettiğin doğru mu? 

Üzeyir ağa sinirili ve öfkeli bir halde demiş kaymakam bey! Benim üzerimde ki gömlek bu olduktan sonra, ayağımdaki ayakkabı bu olduktan sonra, aha hanımım da bu olduktan sonra senin yedi sülaleni bidaha!!

Evet, Zor ve çetin günlerden geçen bir toplum olarak bizleri mahkûm ettikleri bu sisteme öfkeyle isyan etmemek elde değil. Bir yandan maişet derdi, bir yandan yokluk, bir yandan işsizlik, bir yandan pandemi, bir yandan da fırsat simsari satıcıların altın fiyatına gıda satışları ve bunun yanısıra dalga geçer gibi asgari ücrete ilave ettikleri komik rakamla yokluk fesadı geçirmeye icbar edildiğimiz bir karar..

Şaka mı bu?

Bir sistem düşünün; halkın etrafını devasa duvarlarla ihata edip, elini kolunu bağlayıp sonra da neden aç kaldın diye istihza etsin. Haber izlemekten ikrah eder olduk. Gün geçmiyor ki bir cinayet, bir hırsızlık, bir gasp haberi olmasın. Bunlar iyi günlerimiz diye düşünmeden edemiyorum doğrusu..

Kısır bir döngü içerisinde şuursuzca yaşamaya mahkûm edilmenin sitemini yapıyorum aksi düşünülmesin. Malûmu ilan nevinden çaresizce bir serzeniş benimkisi. İlgili makamlara ulaşırmı bilmem ama böyle giderse bu yokluk savaşı mağlubiyetle biteceğe benzer..

Bu kadar gelir kaynakları olan bir ülkenin halkının yokluk ve işsizlik ile muzdarip olması, taaccüp edilecek bir hal doğrusu. Resmen dalga geçiyorlar. Bu ücrete bu insanlar nasıl geçinir diye düşünen yok. Ev kiraları bin TL' den başlıyor, su, elektirik, doğalgaz vs faturası derken al sana bin yedi yüz TL gitti geçmiş olsun. Geriye kalan maaş, zenginlerin günlük bir lokantada veya eğlence yerlerinde yediklerine denk komik bir rakam. Yazık çok yazık! 

Kamçısız köleler haline geldik!

Kapitalist sistemin tahakküm ve tazyiki ile mücadele etmekten imanımız gevredi. Hırsızlık vakaları en zirveyi gördü. Mazgal çalınır mı yahu soruyorum? İnsanlar yokluktan ve işsizlikten olur olmaz şeyleri çalmayı kâr sayacak hâle geldiler. Ülkenin her köşesinde yoksulluk alarmı çalıyor. Bu kadar vergi, doğal kaynak gelirleri, sanayi işletme gelirleri vs mevcut bir Türkiye'de insanların yokluk savaşı vermesi hazmedilebilir gibi bir durum değil..

Ey ekonomiye malik bakanlar!

Şimdiii ! Asgarî ücret bu olduktan sonra, maddi refah seviyesi bu olduktan sonra, aha halimiz de bu olduktan sonra Üzeyir ağa gibi sizin yedi sülalenizi bi daha mı diyelim bizde?..

Bir devlet halkına nasıl böyle sefil bir hayatı reva görür anlamakta güçlük çekiyorum..

DEDİM VE MERAMIMI GÖNDERDİM..

GÖNDERDİĞİM YERDEN ŞÖYLE BİR CEVAP GELDİ..

Siz ki 30/40 lı yaşlardasınız.

Yüz senelik istibdadı bilmezsiniz..

20/30 lu yıllarda..

Sarık taktı diye insanların asıldığını ,

topraklara zorla el konulduğunu ,

insanlara Stalin vari

ırkî/dinî/siyasî/ekonomik sürgünler yapıldığını bilmezsiniz..

30/40 lı yıllarda..

Uyuşturucunun devlet eliyle eroin fabrikasında satıldığını,

İlkokul çocuklarına devlet okullarında bira/alkol içirilme kampanyaları yapıldığını,

sürgün yiyenlerin açlıktan YAPRAK DÖKÜMÜ romanlarına malzeme olup iffetsizliğe sürüklendiğini bilmezsiniz.

40//50 li yıllarda..

Anadolu köylüsünün buğday vergisini veremeyip tek öküzünün ve kap kaçağının jandarmayla alındığını bilmezsiniz..

50/60 lı yıllarda.

Bir EZAN uğruna ,bir kile buğdayın jandarmaca alınmasının kalkması uğruna ,

milletin EHVEN-Î ŞER çetelerine oy attığını bilmezsiniz..

60/70 li yıllarda..

İhtilal yapılıp deden/üstadın BEDİÜZZAMAN hazretlerinin naaşının kabirden çıkarılıp izin kağıdına imza attırılarak kaçırıldığını,

Anadolu'nun doktor ve hakim karşısında hazirolda bekleyip meramını anlattığını bilmezsiniz..

80/90 lı yıllarda..

Cezaevlerinde işkenceden aklını yitirip ben öldüm cehennem burası diyerek tahliye olduktan sonra bile inanmayan insanların olduğunu bilmezsiniz..

90/2000 li yıllarda..

Polisin iftar vakti geldi bırakın orucunu açsın , işkenceye sonra devam ederiz denilen bir müslüman ülkede ,

Sarık takan on altı yaşında bir müslüman çocuğa savcının, sünnet tanımam PEYGAMBER DE SARIKLI GELSE HAPSE ATARIM dediğini bilmezsiniz..

Yüz yirmi sarıklı mücahidin ,

sarık sebebiyle hapse düştüğünde evlerindekilerin , yüz Gr. çay olan gıda yardım kolilerindekilerle bir ay geçirmek zorunda kalıp da yardım eden vakıfların , üç ay sonra bizi de hapse atacaklar diye vazgeçtiği bir izzetsizliği siz bilmezsiniz..

Şimdi siz bu ay internet kesilmesi,

telefonumun modeli yükselsin,

mobilyayı değiştirmedim ,

yumurta, zeytin ,reçel , peynir olan kahvaltı sofrasında ne olacak bu zamlar diye ahkâm kesiyorsunuz..

YEDİĞİMİZ HER LOKMADA  ,

BAŞI EZİLMİŞ BİR ZULMÜN ŞÜKRÜ OLMALI..

EY AYASOFYA SENİ YENİDEN AÇTIK AMA BİZ İÇERİYE GİREBİLECEK LİYAKATTA MIYIZ?..

Diye sor dedi..

Bir deliden bir deliye mektup idi..

YORUM EKLE
YORUMLAR
MALCOLM X
MALCOLM X - 2 hafta Önce

MUHTEŞEM ÜSTÜ..
BU DELİ SESİ NEREDEN BULDUNUZ

osman
osman - 2 hafta Önce

bu deli insanların bak teli

İbrahim
İbrahim - 2 hafta Önce

Keşke bize bu kemalistler yine zulüm etseydide??28 şubat ve öncesinde zulüm gören müslümanların rahat koltukların sahibi olduktan sonra!%40,ı açlık sınırında yaşayan yoksul halka KURU EKMEK YİYORSANIZ AÇ DEĞİLSİNİZ?Demeselerdi?keşki o kemalistler bizi gebertseydi..Ölsek şehit olurduk?Ama şimdi ne olduğumuz belli değil?Keşki kemalistler bize işkence etseydi!Ama o Din-i mübin için işkence gören Müslümanlarımız Faize helal?İsrafa itibar,hırsızlığa ve yalana siyaset!demeselerdi?Bütün zerratımla kasem ederim ben o eski,saf,temiz günlerimi çok özledim!13 yaşımda cebimde param olmadığndan evimden 10 km uzakta derğahıma yayan gittiğim!o şevkli.cezbeli günlerimi çok özledim?Bilemiyorum!Aya!! Rabbimiz eskidenmi bizden daha çok razıydı?acaba şimdimi?Evet!Belki şimdi Dergahlarımız serbest ama eskiden yasak olduğu zamanda içinden çıkamadığımız derğahıma şimdi ayda 1 kez bile zor gidiyorum!Evet eskiden Sarık saranları hapse,işkenceye korlardı tamam!Şimdi serbest Allah razı olsun ama o zamanda işkence uğruna sarıklarını çıkarmayan Abilerimiz şimdi koltuk yahut rahat uğruna hepimiz çıkardık?Evet eskiden davamız için cezaevlerine girmeye bile gözümüzü kırpmayan biz!Şimdi sohbet günü dergaha giderken düşünüyoruz!Acaba dergaha gidersek sabah işe geç kalırmıyız!şimdi rahatımızdan bile feragat edemiyoruz??Şimdi sana bütün zerratımla halisane soruyorum!kardeşim?ve bu muammayı çözemiyorum?Acaba benim gibi Adamların bu hali Eskidenmi kemaliyetti?Şimdimi nakısiyyet?Yoksa eskidenmi nakıstık ehh şimdimi kemalemi erdik?

Sahra Turan
Sahra Turan @İbrahim - 2 hafta Önce

Şahsi kanaatim eskinin tazyik ve tahakkümü, şimdinin rehavetine sevap noktasında müreccah olmakla beraber zor ve zahmetli idi. Şuan tahakküm yok, baskı yok, yasak yok, fakat tazyikler şuan günah ve haram cihetinden geliyor. Asıl şuan ferdi hürriyet ile neyi intihap edeceğimiz önemli. Esas Şimdi rüştünü ispat etme zamanı. Hür iraden ile baskı olmadan o derslere gitmenin veya nefsinde imanı yaşamaya ne kadar gayret ettiğinin daha çok kıymeti var diye düşünüyorum. Normal giden arabayı itene aferim demezler. Gitmeyen arabayı iteni takdir ederler. Dehşetli bir zamanın hür köleleri olaraktan imanı tatbik etmekte ciddi zorluklar çekiyoruz. Şu zamanda yapılan cüzi bir amelin daha semeredar olduğuna kaniyiz. Dolayısıyla eskide ki hadiseler hükmünü icra etti vazifesini tamamladı sevabıyla bırakıp gitti. Şimdi ise imtihanın rengi değişti, şu kâr ve zarar deveranında insan kendi ihtiyarıyla iyiyi veya kötüyü seçme iradesine malik iken dünya hesabımızı kâr anında kapatmaya gayret etmekliğimizi şefaatçi yaprak gitmeye bakalım inşAllah.. Rabbim bu zamanın dehşetli imtihanından muvaffakiyetle çıkmayı cümle ümmeti Muhammed'e ikram eylesin..

Alperen
Alperen - 2 hafta Önce

Tebrikler bir yazı ancak bu kadar güzel olur

Ahmet Turan Özgursoy
Ahmet Turan Özgursoy - 2 hafta Önce

Yazarın eline kalemine diline gönlüne sağlık...mence çok hoş ...güzel...tatlı sert...göndermeleriyle ...hakikatten sessizliğin ...kısık seslerin sesi...feryadı güzel bir yazım...