ŞERDEKİ İSTİLA KABİLİYETİ!..

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Batılı tasvir etmenin zararlarının idrakinde olarak, bilmecburiye bu yazımızda dile getirmek istediğim mevzumuzun basit bir şekilde anlaşılması ve açıklık kazanmasına faydası olacağını düşündüğüm bazı memleket manzaralarına bir göz atmak icab ediyor:

Evli çiftler arasında çıkan anlaşmazlıkları güya çözüyor edasında, gayet rezil ve haysiyet-i milliye ve şeref-i diniyemize asla yakışmayan zelil bir şekilde orta yere açılıp saçılan oldukça abes ve anormal senaryoların; orta oyunlarından daha komik ve gülünç bir tarz ile hem erkek, hem kadın figüranlar ve işini fevkalade ustalıkla beceren sunucular marifetiyle bu neviden tv. proğramlarına aktarılıyor ve gerçek hayatta yaşanıyor gibi gösterilmesi; ehl-i hamiyeti ağlatacak bir vaziyettir...

Gelmekte olan nesillerimize şuursuzca duyarsızlıkların, umursamazlıkların, boşvermişliklerin, dini ve ahlaki değerleri hiçe saymanın gayet normal ve hiç anormal yanının olmadığı yönünde sarfedilen mel'un çabalar, gayretler karşısında ister hüngür hüngür ağlayın.. ister kahkahalarla gülün!..

Bir fotoğraf, gece saatleri tenha bir cadde.. yolun ortasında bir otomobil, üç kadın bir erkeğin etrafını sarmış, adam kadınlarla mücadele ediyor pozunda, fotoğrafın altına geçilen haber: " Üç kadın bir erkeği kaçırmaya kalkıştı." Bu yakında önceden tasarlanıp provasının yapıldığını zannettiğim bir video çekilmiş; gündüz ortası, sokakta genç bir kadın üstündeki giysileri çıkararak yolda duran bir güvenlik görevlisinin üzerine doğru yürüyor, adam çekiliyor, ahlaksız üstüne üstüne gidiyor.. nihayet adam çareyi koşarak ordan uzaklaşmakta buluyor (!) Aşüfte adamın kaçışına katıla katıla gülüyor...

Okullarda flört denilen melanet ilişkiler neticesinde daha çocuk yaşta kızların hamile kaldıklarını, zinanın ortaokul seviyesine kadar indiğini duymayan kalmış mıdır?.. Bayram değil seyran değil, bu ara feminist kadınları bazı malum belediye başkanı enişteleri öpüyor olmalı ki, ellerinde ok ve yayları, bellerinde kılıçlarıyla nişan almış vaziyette çırılçıplak savaşçı Amazon kadınlarının resimlerini habire paylaşıp duruyorlar...

Bayram-seyran (!) olmaz olurmu.. hilafetin saltanatına yüz yıllarca payitahtlık yapmış koskoca islam beldesinin belediyesi; dayatma tarzında yüce dinimizce lanetlenmiş en nefrin ahlaksızlık rezaletlerini zorunlu kurs proğramlarıyla belediye bünyesinde çalışan personellerine ders olarak vereceklerini ilan etmiş!..

Bütün bu saydığımız gittikçe aleniyete dökülen rezaletler ve bunların daha da eşne' olanları İ'la-yı Kelimetullah davasına baş koymuş şüheda kanlarıyla sulanmış şu mübarek topraklarda cereyan ediyor!..

Hem ne kadar yazık ki entellektüel, modern, avrupa meftunlarına şirinlik yapacağız diye İslamı hakikatıyla, şeairiyle, alametleriyle yaşamak yerine; Allah’ın emirlerini kabil-i ihmal görüp bize yakışan nadide İslami kisvelerimizden soyunup batılılara benzemenin bedelini koca bir ümmeti ahlaksızlık ve hayasızlık bataklıklarına terkederek pek pahalı ödedik ve daha başka ne gibi acı tecrübeler yaşayabileceğimizi düşünmek, tasavvur etmek dahi morallerin alt-üst olmasına yetiyor...

Nerelere savruluyoruz, hangi cehennemlere sürükleniyoruz farkında mıyız? Bu hayasızca boy gösteren ahlaksızlıklar fert, aile ve cemiyetimizi nefes alamaz seviyede tehlikeli ve zararlı boyutlara ulaştırıyor olması; mukaddesatçı, vatanperver insanlarımızı istikbale matuf kaygı ve endişelere garketmesi gerekir.

Elbette başımızdaki idarecilerimiz de bu sakim gidişata dur diyecek bir müsait zemin ve zamanı göz ardı etmedikleri ümidini taşıyoruz.. zira onlar da gayet iyi bilirler ki hem hayr hem de şerrin işgal ve istila kabiliyeti vardır.. alemin boşluğa tahammülü yoktur.. hayrın hükümferma olmadığı sahaları hemen şer istila etmeye başlar...

Bu zehrin panzehiri an'anedir, sünnet-i seniyye kıyafeti ve hayatıdır.. özellikle hanımların islamın ruhuna uygun tesettürüdür.. feracedir, cilbabdır.. en te'sirli olanı da çarşaftır.

Maalesef bu ahlak erozyonu öyle tehlikeli boyutlara ulaştıki Fert veya cemaatler çapında cüz'i gayretlerden işe yarar bir netice alınabileceği şüphelidir...

Milletin ahlakını, maneviyatını samimiyet ve ciddiyetle takip ettiklerinden kuşkumuz olmayan değerli idarecilerimizin; toprak erozyonu için alınan tedbirlerden ziyade, ahlak ve maneviyat heyelanlarının önünde metin ve sarsılmaz bir set vaziyeti alan bilhassa çarşaf gibi İslami kıyafetleri cemiyetin her alanında teşvik yönünde bir takım çalışmalardan öte, resmi dairelerde dahi rağbetlendirme yönünde acilen adımlar atmalarını ve gerekli düzenlemeler yapmalarını ümitle bekliyoruz.

Meselemize harika beyanıyla ışık tutan Üstadımız hazretlerinden güzel, gayet nafi bir teberrük:

"Arkadaş! Vesvese ve evham zulmetleri içinde yürürken, Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) sünnetleri birer yıldız, birer lâmba vazifesini gördüklerini gördüm. Herbir sünnet veya bir hadd-i şer'î, zulmetli dalalet yollarında güneş gibi parlıyor. O yollarda insan, zerre-miskal o sünnetlerden inhiraf ve udûl ederse (saparsa); şeytanlara mel'ab, evhama merkeb, ehval ve korkulara ma'rez ve dağlar kadar ağır yüklere matiyye olacaktır.

Ve keza o sünnetleri, sanki semadan tedelli (sarkan) ve tenezzül eden ipler gibi gördüm ki, onlara temessük eden (yapışan) yükselir, saadetlere nâil olur. Muhalefet edip de akla dayananlar ise, uzun bir minare ile semaya çıkmak hamakatında bulunan Firavun gibi bir firavun olur..." (Mesnevi-i Nuriye, Katre'nin Zeyli)

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hamza SERTBAŞ
Hamza SERTBAŞ - 3 ay Önce

Allah (cc) ebedendaimen razı olsun Efendim. Tam tiryak olan bu reçet-i yaklaşımınız, fevc fevc insani ve İslami duyguları coşturur, Şeriati-garrayı nuzul eder. İNŞAALLAH. AMİN