SÖĞÜT GÖLGESİ

    Ürdün vadisi denilen bölge, Muş ovası gibi uzun ince ve münbit topraklardan oluşuyor. Deniz seviyesi altında sürekli sıcak ve sulak bir ova.
    Bizim o insan üstü güce sahip zannettiğimiz "bize öyle ettiler, böyle plan kurdular" diyerek tüm günah ve gevşeklik yükümüzü yıktığımız siyonistler var ya, işte o el kadar ova için tüm dünyayı birbirine sokmaya hazırlar. 
   Buralar dünyanın en eski tarım bölgeleri ve en verimli toprakları. 
    Ekonomi canlansın diye yirmi otuz senede betona boğarak talan ettiğimiz sulak tarlalarımızdan daha küçük bir bölge.Ama konumuz şimdilik bu değil. 
    Yahudiler hala zayıf, hala zelil ve korkak bir topluluktur. Bu adamlar kaçak ev yaparak kendilerine orada bir ülke kurdular. Halen genişleme biçimleri kendilerine ait olmayan bedelsiz topraklar üzerine evler inşa ederek mahalleler oluşturmak, sonra kendilerini silahla savunarak bölgelerini korumak. Binlerce yıl önceki usul gibi. Ama bu usulü, dünyanın her karışının adının konduğu bir dönemde yapabiliyorlar. 
    Matematik olarak her Filistinli bir Yahudiyi ellerinden tutup bırakmasa ortada ne kaçak yerleşimci, ne İsrail diye bir Devlet  kalmaz. Fakat bugüne kadar böyle bir heves ve niyeti görmedik. 
    Dikkat ettiniz mi hala biz, Mescidi Aksa'da namaz kılıyoruz, karşımızdaki Ürdün vadisine muhtaç aç köpekler henüz bu namazlara engel olabilecek güçte bile değiller. Kişi kişi, santim santim bölgede tırnaklarıyla kazıyarak, kendi planlarına ve süreçlerine göre büyümek ve tutunmak isteyen zavallılardan ibaret bir toplum halindeler. 
    Toprak, devlet, dünya ve toplum hakkında düşüncelerimiz Müslümanlar olarak yetersiz ve yanlışlarla dolu olduğu için bunu gelip başkaları tamamlıyorlar.. 
    Doksanlı yıllarda vatan sevgisi, millet ve toprak kavramlarına ilgi duymayı küfür olarak telakki eden tiplerle tanışma fırsatı bulmuştum. Dünya vatandır kavramını ve millet kavramını öyle yanlış anlamışlardı ki, memleket yerin dibine batsa zerre kadar ilgisini çekmez, burda olmazsa biz de Malezya'ya gideriz, olmazsa İrana gideriz, İslam nerede ise vatanımız orasıdır deyip her şeyi çorba ediyorlardı. Neyse ki sonra inşaat işleri falan aldılar da vatan kavramları beton gibi oldu, her neyse. 
    Devletler tebaları için topraklarını muhafaza etmeli, babalar evlatları için onlara mekanlar inşa edip, ekmek getirmeli, analar aş pişirecek erzaka malik olmalı.. Müslümanlık aptalca bir hamasiyat değildir, macera değildir. Her şeyden önce bizler insanız ve insani ihtiyaçlarımızı tedarik etmek zorundayız.. 
    Akdeniz'in dibini milyonlarca Müslümana mezar eden yanlış siyasetlerle, insanları evlatlarını doyurmak için dünyanın bin türlü bölgesine göçmek zorunda bırakan ahmakça zihniyetler bizi her gün biraz daha tüketmeye devam ediyor. 
    Biz Afganistanı, Suriye'yi Filistini şimdi de Ürdün vadisini, pavyonda dansöze para sıkıştırır gibi dağıtırken elin adamları kaçak ev yaparak kurduğu yeni şehirler içine milletini yerleştiriyor, çok çocuğa çok destek vererek üremeye çalışıyor, gürbüz evlatlar, dirlikli aileler meydana getirmeye çalışıyor. 
    Dünya ve ahiret diye iki kavram yoktur, dünya ahirete gidiş techizatının donanıldığı yerdir. 
    Geniş topraklar, geniş rızıklı aileler, mutlu çocuklar, müreffeh bir millet, kaderi sadece ölmek ve sürgün edilmek olmayan bireyler, eğitimli bir toplum, vatanını ve değerlerini muhafaza eden bir millet, medeniyet olmanın en önemli şartlarındandır.. 
    Bu toz duman bulutundan bıktık,yüzleri gülen mutlu insanların akşam evlerine giderken ellerinde çocuklarına aldıkları şekerler ve iki ekmekle huzurlu bir şekilde istirahat ettikleri evlerden kurulu sakin ve güvenli biblo gibi şehirler istiyoruz. Kabil, Bağdat, Şam, Kudüs, Trablus ışıl ışıl olsun, Yemen'deki çocuklar tok yatsın, koşup oynasın istiyoruz. 
    Eğer İsrail hurma bahçelerini de alır Ürdün vadisini ekip biçmeye başlarsa, bir tane yahudi bırakmayacak şekilde her yer dümdüz edilmelidir. 
    Benin okuduğum kadarıyla Mehdi namındaki zat'ın, bizi hafız, fakih, muhaddis, gündüz Saim gece Naim yapacağı falan rivayet edilmiyor. Malı çoğaltacak, herkese bolca dağıtacak, can, mal, namus ve nesil emniyetimizi sağlayacak.. Bunun anlamı adaletli ve huzurlu bir ülke demektir.. Adalet mazluma hayat zalime mematdır.. 
    Haydi o zat gelsin artık da arkasına takılıp, akşam yemeği için helal rızık bulmak için ava gidelim,ellerimizde temiz ve pak rızıklar ile evlerimize huzur içinde dönelim, kan çanağı yanaklı yağız evlatlar ile çitlerimizi domuzların istilasından koruyalım. 
    Ahiret mi? İşte bu avlar ve rızıklar bizi sıratdan geçirecek..

     Vesselâm 

YORUM EKLE
YORUMLAR
EBUZER EYYUBÎ
EBUZER EYYUBÎ - 3 hafta Önce

ALLAH SİZİ SIRATTAN SORGUSUZ GEÇİRSİN İNŞAALLAH..
MEHDİYE YETİŞEMESEK DE HAYALÎ CİHAN DEĞER..
BU YAZIYI OKUYAN ATEİST ZERAFETTEN MÜSLÜMAN OLUR.

Yusuf Gündogdu
Yusuf Gündogdu - 3 hafta Önce

Allah razı olsun.

Şeref kazıcı
Şeref kazıcı - 3 hafta Önce

İşte budur Allahuekber Allahuekber Allahuekber

EBUZER EYYUBÎ
EBUZER EYYUBÎ - 3 hafta Önce

EBUZER EYYUBÎ
BİR ACZMENDİ SÖĞÜT GÖLGESİ HAYAL EDER, BİR BAŞKASI LALE BAHÇESİ.. DEMEK Kİ GELECEK GÜNLER, GÜZEL GÜNLER.. ENDÜLÜS ANADOLU'DA YENİDEN VE DAHA KAVÎ HAYAT BULACAK İNŞAALLAH MUTLAKA..

Tamer Acımaz
Tamer Acımaz - 3 hafta Önce

Allah razı olsun, inşAllah ağzınıza ve kaleminize sağlık

Ubeyd
Ubeyd @Tamer Acımaz - 2 hafta Önce

Rabbim her daim kaleminize kuvvet veren. Sizi hiçbir zaman kimseye muhtaç etmeye. Amin

YAHYA
YAHYA - 3 hafta Önce

ALLAH RAZI OLSUN.

EBUZER EYYUBÎ
EBUZER EYYUBÎ - 3 hafta Önce

CEVİZ GÖLGESİ HAYAL ETTİK..!
SÖĞÜT GÖLGESİ DE KABULÜMÜZ.
MEHDİ'NİN SANCAĞI OLSUN DA BAŞIMIZDA , MIZRAK BOYU YAKLAŞAN GÜNEŞİN ALTINDA ,
MIZRAK GÖLGESİ BİLE ŞÜKÜRDÜR BİZE

Selahaddin
Selahaddin - 3 hafta Önce

Kalemine ve yüreğine sağlık.