SOYADI ALÇI AMA BETON DÖKTÜ

Bir gazeteci davet edildiği yere kişinin siyasi görüşüne göre mi gider? Tabi ki hayır! Nagehan Alçı bir gazetecidir ve davet edildiği her yere gider. Rusya-Ukrayna savaşını da yerinde izlemek için gitti ve hatta Ukrayna askeri üniforması bile giydi, giymemesi gerekirken! Üzerine bu kadar gidilmesini doğru bulmuyorum mesleğimizin gerekleri açısından. Ama olayın başka boyutları var mı, tabi ki var ve hadi o boyutlarda kısa bir gezintiye çıkalım.

Hikayeyi zaten biliyorsunuz. Nagehan Alçı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Karadeniz gezisine çıktı ve aynı otobüste poz verince Sol Cenahta aman bir isyan, aman bir “o kadının o otobüste ne işi” var cümleleri, aman sanatçı kesimin “biz size bunun için mi oy verdik” sitemleri ve hatta yine birilerinin “madem Nagehan o otobüste, biz bu otobüsten ineriz” gideri! Ne yaptı bu Nagehan size arkadaş! Tek gazeteci o mu? O geziye katılan kaç tane gazeteci var onlara neden siteminiz yok? Çünkü Nagehan bazen AK Parti'ye yakın yazılar yazıyor, bazen Sayın Cumhurbaşkanı’nın hizmetlerini takdir ediyor, muhalefet partilerinden birileri olunca da eleştiriyor, zor sorular soruyor. İyi de uzun zamandır Nagehan Alçı hükümeti eleştiren yazılar ve yorumlar yapıyor. Bu yazıları okurken, bu yorumları dinlerken Nagehan iyi de sizin otobüse binince mi kötü? Ama kabul edelim ki İmamoğlu destekçileri ciddi anlamda tepki gösterdi ve bazı isimler partiden istifa edip bunu sosyal medya hesaplarından paylaştılar. Hatta Atilla Taş Twitter odasında CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun yüzüne “Paramla Bana Salon Kiralamadınız, Nagehan’ı Otobüse aldınız, Sizden Nefret Ediyorum” dedi. İnanmayan varsa benim hesabıma baksın, kendi gözüyle görsün.(@CemilDuymaz) Valla Nagehan Hanımın Soyadı ALÇI ama bildiğiniz BETON döktü Chp seçmeninin üstüne!

Cumhurbaşkanlığı adaylığında Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasında uzun zamandır yaşanılan bir savaş var. İmamoğlu’nun Karadeniz Gezisi bu adaylığın aslında resmen ilan edilişi…Belediye seçimlerinde “Her Şey Çok Güzel Olacak” demişti ve kampanyasının mottosu buydu. Yine adaylığını ilan edişini ”Seneye bir seçim var ve seneye Her Şey çok güzel olacak” diyerek dolaylı olarak resmileştirdi. Cumhurbaşkanlığı adayının kim olacağına karar verecek mecra 6+1 şeklinde dizayn edilen masa. İmamoğlu’nun adaylığını en çok İyi Parti destekleyecek bunu hepimiz biliyoruz. Çünkü İyi Parti’nin lideri Akşener, İmamoğlu’nu 2. Fatih ilan etmiş hızını alamayıp yüzünde “Rabbi Yessir”i görmüştü. Yine hepimiz biliyoruz ki Kılıçdaroğlu kendi aday olmak istiyor ve tüm ataklarını İmamoğlu’nun adaylığına “Fatiha Okumak” üzerine kuruyor.

Ankara’da ki kaynaklarımdan edindiğim bilgilere göre, İmamoğlu’na gelen tepkilerin Kılıçdaroğlu’nu keyiflendirdiğini ve kendi adaylığının daha güçlü hale gelmesine katkıda bulunduğu yönünde. Bir de yine İmamoğlu’nun Fenerbahçe Kulubü Başkanı Ali Koç’a hitap şeklinin kadayıfı kaymaklandırdığının da bu keyfi zirveye çıkarttığı yönünde. Doğrudur, değildir bilmem ama kaynaklarım böyle bilgiler ulaştırdı bana.

Kılıçdaroğlu masanın dağılmasını engellemek için büyük çaba harcarken artık çok rahat “Gördünüz mü aday olarak ismi cilalanan kişi her ne kadar benim partimde olsa da ayrıştırıcı diliyle, kibirli tavrıyla bize faydadan çok zarar veriyor. Hem yapılan anketlerde Mansur ilk sırada ben İkinci sıradayım, İmamoğlu 3. Sıraya düştü ve giderek kan kaybediyor. Hem İmamoğlu aday olursa dostlarımızın desteği kesilebilir” diyebilir.

Karadeniz Gezisi sonrası İmamoğlu’nun gelen tepkilere “Vız Gelir, Tırıs Gider” sözü ve sonrasında özür dilemesi ortamı yumuşatmaya çalışırken, parmak sallayarak “Akıllı Olsunlar” tehdidi unutulmuş değil. İmamoğlu’nun polemik bulma konusunda ki akıl hocası Murat Ongun bu süreci iyi yönetemedi. Ve evet Polemik kişiyi gündemde tutsa da her zaman fayda getirmiyor görüldüğü üzere. Sayın Ekrem İmamoğlu adaylığı bir süreliğine unutup seçildiği yeri yani İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı olduğunu hatırlamalı. Hatırlamazsa sandık önüne gelince seçmen zaten hatırlatır, vesselam!

YORUM EKLE