İki insansız silah birleştirildi! Türk mühendisler gururla paylaştı

STM tarafından üretilen Döner Kanatlı Gözcü İnsansız Hava Aracı (İHA) TOGAN, İnsansız Kara Aracı (İKA) GÖLGE SÜVARİ’ye entegre edildi.

İki insansız silah birleştirildi! Türk mühendisler gururla paylaştı

Türk Savunma Sanayii yenilikçi çözümler üretmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda STM tarafından üretilen TOGAN İHA, FNSS Savunma tarafından üretilen GÖLGE SÜVARİ İKA’ya entegre edildi. gelişme STM’nin sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

Paylaşımda şu ifadelere yer verildi: “Döner Kanatlı Gözcü İHA Sistemimiz TOGAN ile kara araçları artık daha etkili! FNSS Savunma‘nın insansız kara aracı GÖLGE SÜVARİ’ye konsept çalışma olarak entegre ettiğimiz TOGAN’ın görevini başarılı bir şekilde tamamladığı dakikalar…”

Milli askeri sanayinin serüveni: Yerli silahlar

İHA-SİHA ve kullandığı mühimmatlar

İnsansız hava araçları hakkında kamuoyunda birbiriyle karışan iki kavram vardır. Aslında bu hava araçlarını sabit ve döner kanat hava araçları olarak ikiye ayırmamız gerekir. Sabit kanatlı olanlar daha çok İHA/SİHA, döner kanatlı olanlar ise “drone” şeklinde adlandırılıyor. Aslında bunların hepsi İnsansız Hava Aracı, yani İHA’dır. Oysa İHA dendiğinde daha çok sabit kanat hava araçları anlaşılıyor. Oysa bunların her ikisinin de aslında birer İHA olduklarını belirtmek gerekir. Daha sonra İHA’lar da işlevlerine göre ikiye ayrılır:

1. İnsansız Hava Aracı (İHA)

2. Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA)

İHA’ların TSK tarafından Zeytin Dalı Harekâtı’nda (ZDH) nasıl kullanıldığı hususunu ele alacak olursak 3 temel amaçla kullanıldığı görülür:

1. İstihbarat (keşif-gözetleme)

2. Muharip güç (ateş, ateş destek)

3. Hedef tayin (Savaş jetleri için lazer işaretlemesi, topçu roketleri için koordinat tayini)

İnsansız hava platformları söz konusu olduğunda bunun ilk basamağı olan İHA’lar ve İHA’ların silahlandırılmış hali olan SİHA’lar, son yıllarda TSK’ya en az personel kaybıyla en çok istihbarî veri toplama, en vurucu güç olma ve savaş uçaklarına hedef tayin etme özelliğini kazandırdı.

MX-15 (L-3 Wescam) kamerası ile HD görüntü kalitesini anlık olarak karargâha ulaştıran Bayraktar TB-2, karargâhın terör grupları ile sivil insanları birbirinden ayırmasını sağlayarak olası sivil kayıpların önüne geçmesini sağladı. İHA’nın görüntü aldığı alanda, insan kaynaklı istihbarat kullanılarak aynı verimlilik ve zaman dilimi içerisinde veri toplanması söz konusu olduğunda, bunun yüzlerce personelle yapılması gerekirdi. Oysa İHA, tek başına bu kabiliyete sahiptir. Özellikle sivil hassasiyetin yüksek olması gereken şehrin içinde yapılan operasyonlarda İHA’ların temin ettiği istihbarî bilgiler sayesinde sivil kaybının önüne geçildi.

Bir tugayın etki mesafesinin yaklaşık 50 km. olduğu ve bir tugay askerle gözetleme-keşif yapılabilecek ve kontrol altına alınabilecek bir arazinin sadece bir İHA/SİHA ile kontrol altında tutulabilmesi düşünüldüğünde, İHA/SİHA’nın önemi daha iyi anlaşılır. Her ne kadar görev tanımı itibariyle İHA/SİHA’nın “piyade birliklerinin işlevini görmek” gibi bir görevi olmasa da, arazinin kontrol altında tutulabilmesi için ne kadar önemli bir fonksiyon üstlendiği görülür. Bilhassa Bayraktar TB-2 ve ANKA’nın yoğun olarak kullanıldığı Zeytin Dalı harekât bölgesinde yüzlerce askerin kontrol altına alabileceği ve alırken de kayıp verebileceği alanlar, tek bir kişinin bile burnu kanamadan kontrol altına alınabildi. Burada İHA’ların (Bu anlamıyla SİHA’lar da İHA’ya dâhildir) muharip gücünden istifade edildi. Bilhassa SİHA’ların kullanmış olduğu 8+ km menzilli, lazer arayıcı başlıklı ve 50 metreden fazla bir çapta tahrip gücü etkisine sahip MAM serisi akıllı mühimmat (füze değil), OMTAS (Orta Menzilli Tanksavar), UMTAS (Uzun Menzilli Tanksavar) gibi yerli üretim silah ve mühimmatlar, TSK’nın herhangi bir operatif durum halinde dışa olan bağımlılığını sona erdirmiştir.

T-122/300 çok namlulu roketatar

Türkiye, geleceğin savaşlarındaki en belirleyici kuvvet çarpanlarından biri olan balistik füzeler hususunda, geç kalmışlığını telafi etmek adına çok büyük hamleler yapıyor. Balistik füzeler, menzillere göre küçükten büyüğe doğru BSRBM (Çok Kısa Menzilli Balistik Füze), SRBM (Kısa Menzilli Balistik Füze), MRBM (Orta Menzilli Balistik Füze), IRBM (Uzun Menzilli Balistik Füze) ve ICBM (Kıtalararası Balistik Füze) olarak 5 farklı gruba ayrılabilir. Bunlardan en kısa menzilli olan ve “Çok Kısa Menzilli Balistik Füze” (BSRBM: Battlefield Short Range Ballistic Missile) olarak adlandırılan füzelere “topçu roketi” de denir.

T-129 ATAK taarruz-taktik keşif helikopteri

TSK’nın Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında gerçekleştirdiği en önemli hava taarruz unsurlarından biri de T-129 ATAK Taarruz-Taktik Keşif Helikopteri’dir. 

T-129 ATAK Helikopteri, taşıdığı 76 adet 70 mm.lik klasik roketleriyle de yakın destek gücünü arttırdı. Yine 16 adet Cirit füzesi ve kendisini hareketli hava hedeflerine karşı koruyan havadan havaya (air to air, hava-hava angajmanlı füze)) füzelerle de hava emniyetini sağlar. 

Diğer silah ve mühimmatlar

Savunma sanayiine yapılan yatırımların meyvesini vermesi sonucu dışa bağımlılık hususunda gittikçe eli rahatlayan TSK, diğer pek çok proje ile de gücüne güç katıyor. Nitekim Zeytin Dalı harekâtında da bunun rahatlığı ile muharebe etme imkânı bulmuş olan TSK, konsantrasyonunu mühimmat ve teknikten, ÖSO örgütlenmesi ve personel niteliğine kaydırdı. Bu, bir anlamda da TSK personelinin zaten yüksek olan özgüvenini daha da güçlendirdi. Zeytin Dalı harekâtı, yerli savunma sanayiinin bu çapta ve silah çeşitliliğinde de ilk defa bir arada ve bir konsept içerisinde bir araya gelen farklı platform ve ünitelerin koordinatif çalışma gücünün test edildiği bir harekât oldu. Bu harekâtta hiç şüphesiz ki diğer millî-yerli silahların da büyük payı var. Bu silah, mühimmat ve ünitelerin sayılamayacak kadar çok çeşitliliğe ulaşmaya başladığını belirterek bunlardan bir kısmının isimlerini vermek önem arz ediyor. Yerli Milli Piyade Tüfeği MPT-76 ve MPT-55, yerli keskin nişancı tüfeği KNT-76 ve BORA-12 gibi silahlar, piyade kuvvetlerinin temel enstrümanı olan yerli çözümlerdir. Arifiye/SAKARYA’da bulunan 1. Ana Bakım Merkezi Komutanlığı’nda üretilen T-155 Fırtına Obüsleri de “sütre gerisi atış” tabir edilen dikey yollu top atışıyla, hedef-süperlerin hemen arkasına sığınan düşman unsurlara karşı dikey kalkış ve inişle çözüm sunuyor. Bir müddet öncesine kadar paletli araçların üzerinde, yani mekanize bir halde bulunan kundağı motorlu bu obüsler, MKE’nin sunduğu bir çözümle taktik tekerlekli araçların “sırtına binerek” “motorize” oldu. Bu da paletli araçlardan daha hızlı olan taktik tekerlekli araçlarla, daha çabuk konumlanma anlamına geliyor. Topçunun, düşman unsurdan daha önce konuşlanmasının önemi, yüzyıllardır savaş meydanlarında ortaya çıkan örneklere bakılarak görülebilir.

Yakın bir tarihte üretimine başlanacak olan Altay Ana Muharebe Tankı ve Altay Asimetrik Muharebe Tankı; Ejder Yalçın, Kirpi, Pars gibi zırhlı personel taşıyıcılar (ZPT), Korkut ve Kaplan gibi ZMA’lar (zırhlı muharebe aracı), bu araçlar için ATGM ve AKKOR gibi aktif-pasif koruma sistemleri, kara platformlarında üretilen ve üretilmekte olan yerli-millî savunma sanayiinin öne çıkan çözümlerinden bazılarıdır.

Diğer taraftan gelecekte barut teknolojisini sona erdirme ihtimali olan elektromanyetik silah sistemlerinde test aşamasına gelinen elektromanyetik silah sistemi olan TUFAN, nehir geçişleri için yüzen köprü vazifesi ifa eden SAMUR gibi platformlar, Kara Kuvvetleri’ne atmosferik, elekromanyetik, topografik ve hidrografik harekât alanı için farklı çözüm imkânları sunuyor.

Yerli balistik füze Kaan, yerli alçak irtifa hava savunma sistemi olan Hisar-A ve testleri devam eden Hisar-O, yerli Temel Eğitim Uçağı Hürkuş, geliştirme çalışmaları devam eden görüş dâhili ve görüş ötesi menzilli hava-hava angajmanlı seyir füzeleri Gökdoğan ve Bozdoğan, hava-yer angajmanlı seyir füzesi SOM, ASELSAN tarafından yapılan ve 2021 yılında TSK envanterine girmesi planlanan Uzun Menzilli Erken İhbar Radar Sistemi (EİRS), hava elektronik muharebelerinde radar köreltme amacıyla imal edilen sinyal karıştırıcı elektronik harp silahı KORAL, milli uydu GÖKTÜRK, TSK’nın gelecekteki hava gücünün temel bileşenleri olmak için çoğu göreve başlamış sistemlerdir.

Deniz platformlarında ise mevcut iyileştirmeler yapılıyor, ayrıca MİLGEM projesi kapsamında yerli korvetler imal ediliyor. Türk Deniz Kuvvetleri’ndeki bütün savaş gemilerinden (fırkateyn, korvet vs.) daha büyük olan ve inşası devam eden TF-2000 destroyeri, yine proje aşamasında olan TCG ANADOLU Havuzlu Çıkarma Gemisi (üzerinden uçak kalkabilen) gibi deniz platformları da, TSK’nın ve dolayısıyla Türkiye’nin kuvvet çarpanını bir hayli artıracak, uluslararası kara, deniz, hava, uzay ve siber platformlarda dünyanın en büyük güçleri arasına girmesini sağlayacak yerli ve milli projelerdir. Görüldüğü gibi sadece isimleri bile sayıldığı zaman çok uzun bir yekûn tutmakta olan savunma sanayiindeki gelişmeler, zannedersek en kısa şekilde böyle anlatılabilir.

Güncelleme Tarihi: 26 Kasım 2021, 15:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER