HAYATTA KALMAK İÇİN BİRBİRLERİNİ YEDİLER: 1972 AND DAĞLARI KAZASI

HAYATTA KALMAK İÇİN BİRBİRLERİNİ YEDİLER: 1972 AND DAĞLARI KAZASI

12 Ekim 1972 Perşembe günü, Uruguay Hava Kuvvetlerine ait bir uçak Carrasco Havaalanından kalktı. Uçağın içerisinde Old Christians isimli rugby takımının oyuncuları vardı. Onlara ek olarak arkadaşları, aileleri ve uçuşun maliyetine katkıda bulunması adına birkaç isim daha uçağın içerisindeydi. 5 mürettebat ve 40 yolcudan oluşan uçak kötü hava koşulları yüzünden Arjantin'in Mendoza şehrine indi. Yüksek dağlar 7600 ve 7900 metre arasındaydı, bu değerler uçağın maksimum irtifa değerlerine çok yakındı. Pilotun yakıt tüketimini çok dikkatli bir şekilde hesaplaması ve olabildiğince dağlardan kaçınması gerekiyordu.

Bu tip çift motorlu uçaklar 600 metrelik daha uzun ve U şeklinde rota kullanıyorlardı. 13 Ekim sabahı And Dağları üzerindeki hava koşulları düzelmişti fakat yakın bir zaman sonra değişmesi bekleniyordu.Pilot, 5000 saat uçuş deneyimi olan Albay Julio César Ferradás, yardımcı pilotsa Yarbay Dante Lagurara'ydı. Pilotlar biraz daha bekleme kararı aldılar ve saatler 14:18'i gösterdiğinde havalandılar. Mendoza'dan Güney'e doğru uçuyorlardı, saat 15:21'de yani havalandıktan 1 saat sonra telsizle, 2500 metre yükseklikteki Planchon Geçidi'ne ulaşacaklarını haber verdiler. Pilot Ferradas daha önce 29 kez And Dağları üzerinden uçmuştu, bu uçuşta yardımcı pilotu eğitiyordu. Bulutlarsa adeta And Dağları'nı içine hapsetmiş, gizlemişti hiçbir şey görünmüyordu. Uçak 792 saat uçuş yapmış 4 yaşında bir uçaktı. Bazı raporlar pilotun istikamet, rüzgar, mesafe ve zamanı kullanarak harita üzerinden seyrüsefer hesabı yaptığını yazıyordu. Pilot kuleye Şili'nin Curico şehri üzerinde uçtuğunu aktardı ve iniş izni istedi kule izni verdi.

Resim

Bu 45 insanı ölüme götüren büyük bir hata olacaktı. Uçak aslında hâlâ dağların üzerinde uçuyordu, Curico'ya ulaşması için daha 60 ila 70 km bir mesafe vardı. Pilot açıklanamaz bir şekilde kuleye bir dakika sonra Curico'da olacağını bildirdi. Eğer geçitte olsaydı Curico'ya ulaşması 10 dakika sürmeliydi, pilot ise sadece 3 dakika sonra Curico'da olacağını söylüyordu. İniş izni isteyen pilot izni aldı, uçağın hala And Dağları üzerinde olduğunu bilinmeyen hava trafik kontrolü iniş yapmasına izin verdi.

Raporlar pilotun sadece erken davranmadığını dönmesi gereken dereceyi de yanlış hesapladığını gösteriyordu. Uçak yavaş yavaş alçaldı, şiddetli türbülans uçağı aşağı ve yukarı savuruyordu. Rugby oyuncuları hâlâ And dağları üzerinde olduklarını bilmedikleri için aralarında türbülans hakkında şakalaşıyorlar birbirlerini korkutuyorlardı. Biraz sonra acı gerçekle yüzleşeceklerdi. 19 yaşındaki tıp öğrencisi Roberto Canessa uçağın içindeydi. Canessa ilerleyen dakikalarda aktaracağım çok kritik bir kararın başrolü olacaktı. O anlar için şunları söylemişti: "Pilot çok erken kuzeye döndü hâlâ And Dağları'nda uçuyordu o ise Santiago'ya indiğini düşünüyordu. Uçak nerdeyse dikey pozisyona gelene dek, durmaya ve sallanmaya başlayana kadar yükselmeye çalışmadı." Daha sonra uçağın çarpışma önleyici sistemi aktifleşti ve alarmlar çalmaya başladı. 

Resim

Tüm yolcular panik içindeydi. Pilot irtifa kazanmak için tam güç uygulamaya başladı. Tanık ifadelerine göre uçak dağa 2 veya 3 kez çarptı. Bir çarpma uçağın sağ kanadını koparmıştı. Kuyruk konisi kopunca, yolcu kabinini arka bölümündeki iki sıra koltuk, mutfak ve bagaj bölümü uçaktan ayrıldı. Bu esnada 3 yolcu, bir hostes ve navigatör uçaktan düşüp yok oldular. 4400 metredeyken sol kanatta hasar aldı, uçak birkaç saniye daha yukarıya doğru uçmaya devam etti ancak kanat kopunca pervanelerden biri gövdeyi deldi. Bu esnada 2 yolcu gövdenin arka kısmından aşağıya düştü. Resmi raporlara göre kaza pilotaj hatası ve kontrollü uçuştan kaynaklanmıştı.

Düştükleri yer Gözyaşı Vadisi olarak bilenen And Dağları'nın ıssız soğuk ve vahşi bir bölümüydü. Zaten 12 isim kaza esnasında ya da hemen sonra hayatını kaybetmişti. Geride kalanlar şimdi  yüksek rakımda dondurucu iklim koşullarıyla mücadele etmek zorundaydı, yanlarındaysa hiçbir teçhizat yoktu. Adolfo ismindeki yolcu kar körlüğünü engellemek adında, pilot kabinindeki güneş siperliklerini kullanarak birkaç güneş gözlüğü yapmıştı. Soğukla mücadele etmelerini sağlayacak giysileri, buzda yürümelerine yardım edecek ayakkabıları daha da kötüsü hiçbir tıbbi gereçleri yoktu. Genç tıp öğrencisi Roberto Canessa kırık ve çıkıklar için derme çatma aletler yaparak bir nebze de olsa yardım etmeye çalıştı. Kule kısa bir süre sonra uçağın düştüğünü anladı. 3 ülkeden oluşan arama kurtarma ekipleri çalışmalara başladılar ancak uçağın beyaz renkte olması ve karın içine gömülü bir halde duruyor olması işleri zorlaştırıyordu. Gökyüzünden onu tespit edebilmek çok zordu. Aynı gün 4 uçak havalandı ve onları saatlerce aradı.

Resim

Görevliler uçağın And Dağları'nın en uzak en erişilmez bölgelerinden birine indiğini düşünüyorlardı. Bir gün sonra 11 uçak arama kurtarma ekibine katıldı. O anlarda arama alanı, uçağın düştüğü konumu da içine alıyordu. Yolcularsa bagajdan çıkardıkları rujları kullanarak yardım çağrısı yazma çalıştılar ancak harfler havadan görünmüyordu çünkü yeterli sayıda ruj bulamamışlardı. O gün 3 uçağında üzerinden uçtuğunu fark ettiler ancak dikkatlerini çekmeye başaramadılar. 12. Güne gelindiğinde kazazedeler uçakta buldukları radyoyu dinledikleri esnada arama çalışmalarının durdurulduğu haberini aldılar.

142 saatten fazla süren arama çalışmaları sonucunda hiç kimse artık canlı birini bulabileceğine ihtimal vermiyordu. Bu haberi aldıktan sonra ağlamaya başlamışlardı, bazıları dua ediyordu ama birisi dışında nerdeyse hepsi ağlıyordu. Sakince dağlara doğru bakan Parrado hariç. Yolcuların yanında sadece birkaç parça çikolata ve 1-2 şişe şarap vardı. İlk günlerde yiyecek stoklarını aralarında paylaştılar, Fito karı eriterek su elde etmenin bir yolunu keşfetti ama ne kadar pay etseler de bu yiyeceklerin onlara yetmesi imkansızdı. Karlarla kaplı arazide ne doğal bir bitki örtüsü vardı ne de yakınlarda yaşayan bir hayvan. İşte bu anda o acı kararı aldılar, tıp öğrencisi Roberto Canessa onlara hayatta kalmak için tek şanslarını olduğunu söyledi:"Hayatını kaybedenleri yemek." Bu çok zor bir karardı çünkü onlar ya sınıf arkadaşlarıydı ya da yakın dostları. 2006'da kitap çıkartan Nando Parrado şunları yazmıştı; "Yüksek rakımda vücudun ihtiyaç duyduğu kalori çok yüksektir.

Açlıktan ölüyorduk, yiyecek bulma umudumuz da hiç kalmamıştı. Açlığımız o kadar artmıştı ki artık dayanabilecek gibi değildik yine de aramaya devam ettik. Tekrar tekrar uçağın içine girip kırıntı kalmış mı diye bakıyorduk. Bavulların deri kısımlarını kopardık ve yedik, bu derinin kimyasal içerdiğini ve bize zarar vereceğini bile bile yedik. Belki koltukların arasında saman bulabiliriz diyerek onları parçaladık ama içlerinden sadece sünger çıktı. Yiyecek tek şey üstümüzdeki giysilerdi, bunları da yemeyeceksek alüminyum, plastik, buz ya da kaya yiyecektik başka hiçbir şey yoktu." Yolcuların hepsi Katolikti genç doktorun teklifine sıcak bakmasalar da ilerleyen zamanlarda başka çarelerinin olmadığını anladılar. Hayatta kalanlardan biri uçağın enkazı içinde uyurken üzerine çığ düşmesi sonucu 29 Ekim gecesi hayatını kaybetti. Bazı yolcular hayatta kalabilmenin tek yolunun dağlara tırmanmak ve yardım aramak olduğunu düşünüyorlardı, Yardımcı pilot Curico'yu geçtiklerini söylemişti.

O halde Şili toprakları batı yönünde ve çok yakın bir mesafede olmalıydı. Bazı isimler zaten ilk günlerde yakın çevreyi dolaşmışlardı.ama yüksek irtifa, susuz kalma, kar körlüğü, yetersiz beslenme ve geceleyin bastıran aşırı soğuklar bu işi imkansız hale getirmişti. Roberto Canessa'da dahil olmak üzere hayatta kalanlardan bazıları keşif gezisine çıkmaya kararlıydı. Diğerleri ise buna ya karşı çıkıyorlardı ya da tam emin değillerdi. Canessa 7 gün bekleyip havalar ısındığında Batı Şili'ye doğru gitmeye karar vermişti. 15 Kasım günü Arturo üç gün sonra da Rafael ismindeki yolcular hayatlarını kaybetti. Yolcular hayatta kalmak için yapmak zorunda oldukları şeyi yaptılar. Nando Parrado kazada annesi ve kız kardeşini kaybetmişti. Sıranın eninde sonunda ailesine geleceğini biliyordu, bu yüzden de dağları aşıp bir kurtuluş yolu aramak istiyordu. Onunda içinde bulunduğu 3 isim 15 Kasım günü doğuya doğru birkaç saat yürüdükten sonra uçağın kuyruğunu keşfetti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER